Rakı İçmemiz Gereken Bir Konu Var

Türk Siyasi Tarihi’nin dönüm noktalarından biri olarak tarihe geçecek 31 Mart 2024, not alın. Altı üstü mahalli seçim, belediye başkanlarını seçeceğiz değil mi?

Görünürde öyle.

Siyasi konularda ahkam kesebilecek bilgi ve birikime sahip olduğuma inanmıyorum ama yaşadıklarımdan yola çıkarak, bir kaç satırla 31 Mart seçimleri bana göre neden önemli ondan bahsedeyim.

Ülke nüfusumuzun büyük bir çoğunluğu tarafından Osmanlı, Türk ve Dünya tarihi konusunda en yetkili insan olarak kabul edilen Fesli Deli sayesinde gerçek kimliğini öğrendiğimiz, dünyanın önde gelen edebiyatçılardan ve gizli müslümanlardan Şeyh Pir’in kaleme aldığı meşhur HAMLET oyununda yer alan “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!” sözüyle bire bir örtüşür 31 Mart seçimleri.

Son 20-25 yılda girdiği her seçimden büyük başarı ile çıkan ana muhalefet partileri, son seçimde yaptıkları ittifakla elde ettikleri başarıya güvenerek mahalli seçimlere tek başlarına girme kararı alarak bir önceki seçimde ele geçirdikleri İstanbul ve Ankara Büyük Şehir Belediyeleri başta olmak üzere ellerinde tuttukları diğer belediyeleri de büyük bir başarı örneği göstererek rakibe teslim etmeye niyetlendiler.

“Silah icat edildi mertlik bozuldu” sözüyle “din siyasete alet edildi mertlik bozuldu” arasında ki en önemli fark nedir biliyor musunuz?

Korku ve inançtır.

İnsanlar silahı görünce kendilerini korumak için önlem alır saklanır ama DİN ile insanları yok etmek istersen işin çok kolay. DİN’i kullanarak koskoca bir milleti yok edebilirsin, çünkü din, hangi inançta olursa olsun, hangi mezhepte olursa olsun cahili yönetebilecek en ideal silahtır.

Din, iman dediğin an akan sular durur, doğru ortadan kalkar, mantık diye bir şey kalmaz, insanlık ikinci plana atılır, yaptığın her kötülüğün, her soygunun, her pisliğin üstünü kolayca örtersin.

Çünkü ne yaptıysan DİN ve İMAN için yapmışsındır.

Demokratik ve demokrasinin kalesi olarak kabul edilen Amerika ve Batılı ülkelerde bile tarikatlar vardır ve kendi düzenlerini kurmak için uğraşırlar. İslam, Hristiyanlık, Musevilik hiç farketmez. Her dinin kendi ileri uçları ve kendi emellerine hizmet eden kolları vardır.

Bizim gibi dine bağlı ve bilimden uzak eğitime yönelmeye çalışan veya bu tarz eğitimin verildiği ülkelerle batılı ülkeler arasında ki en önemli fark aklını kullanabilme yeteneğidir. İnandığı ve bağlı olduğu dini okuyup öğrenmeyen toplumlar kendilerine anlatılan safsataları dinin gereği zannederler ve inanırlar. İşte bu yüzden sürekli eğitim sistemimizle oynanıyor, her yere sözde din adamları monte ediliyor ve ilim irfan yuvasına dönüştürüyoruz diye kandırıyorlar insanları.

Bütün bu yapılanların bir amaca hizmet ettiğini biliyoruz ama amacın ne olduğunu tam olarak bilemiyoruz. Kendileri için mi yoksa yabancı devletler için mi yapılıyor bilmiyoruz ama bildiğimiz tek gerçek mevcut düzenin alışkın olduğumuz hayat biçiminden bizi uzaklaştırmaya çalıştığı.

Peki, bu düzen içerisinde muhalefetin rolü ne?

Aklımızla oynuyorlar. Bütün inandığımız siyasi değerleri, geleceğe dair bütün umutlarımızı yerle bir ettiler. Kılıçdaroğlundan bir şey olmayacağını kendisi de dahil herkes biliyordu, 6’lı ittifaktan bir şey olmayacağını hepsi biliyordu, toplam oyları %1,5’u geçmeyecek iktidar artıklarını aralarına alıp mecliste onlara koltuk verdiklerinde tabanlarına ihanet ettiklerini bal gibi biliyorlardı.

Peki ama amaçları neydi?

Bunu da araştırmacı gazetecilerin değerlendirmelerine bakarak “İKTİDARI, İKTİDARDA TUTMAKTI” diye özetleyebiliriz.

Bir kaç istisna haricinde muhalefette görev alan siyasetçiler tamamen değişmediği sürece bu düzen devam edecek. O birkaç istisna için ne isim verebiliyorum ne de yorum yapabiliyorum. Siyaseten güvendiğim bütün dağlara kar yağdı, hakkında olumsuz değerlendirmeler yaptıklarım da utandırdı beni.

Her seçimde “dönülmez yola giriyoruz bu seçim çok önemli” deniyordu, elbette önemlilerdi ama 31 Mart 2024 seçimi kadar önemli değillerdi.

Ekonomik krizin insanların belini kırdığı, hissedilen enflasyonun tavanı delip geçtiği, büyük bir depremi fiyaskoyla yönetip insanları canlarından bezdirdikleri, kısaca, en kötü oldukları, en dibe vurdukları, artık bittiler bir daha iflah olmazlar dediğimiz dönemde seçime gittiler ve kazandılar.

Bize kalan eldeki üç beş Büyük Şehir Belediyesi.

Yani SON KALELER.

Ya mücadele edip elinde tutacaksın, yada siyaseten bir birinize girip teslim edeceksiniz ki görünen, o belediyeleri teslim etme eğiliminde oldukları.

Kılıçdaroğlu ve yandaşlarının özellikle İstanbulu kaybettirmek için çalıştıkları kulislerde dilden dile dolaşıyor. Kendi partisinin elinde olan belediyeyi kaybettirip tekrar partinin başına geçmek istediği söyleniyor.

Diğeri çıkıp “Devlete karşı son görevimi yaptım” diyor ama o görevin ne olduğunu açıklamayınca, siyaseti yakından takip edenler “misyonunu tamamladı, partisini tasfiye ediyor” diyor.

Kime inanacağız, kimin peşinden gideceğiz belli değil.

Amaç bu iktidarı yerinde tutmaksa açık açık söyleyin, ne uğraştırıyorsunuz bizi, her seçimde paralıyoruz kendimizi.

31 Mart 2024 elimizde kalan Son Kaleler için çok önemli bir seçim.

Onları da verdiğiniz zaman…

Açarız bir 70’lik, kurarız çilingir soframızı ve…

Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Geçince başlayacak bitmeyen sükunlu gece.
Guruba karşı bu son bahçelerde, keyfince,
Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül!
Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahud gül.

İnceden demleniriz.

Sağlığınıza…


				            					        

Profesyonel baba, amatör yazar, sorgulayan, araştıran, teknoloji düşkünü, düne takılmayıp yarını yaşamayı seven doğuştan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı. Eşimle beraber kaleme aldığımız yazılarımızı bir arada tutabileceğimiz, bir nevi arşiv olarak kullanabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bir site kurma kararı aldığımızda Garip1Blog ortaya çıktı. 2018 de iki kişiyle başlayan yolculuğunuza zaman içerisinde aramıza katılan dostlarımızla yolumuza devam ediyoruz Gelir kaygısı olmadan kendi yağıyla kavrulan sitemizde, sinir bozucu reklamlarla boğuşmadan, kahvenizi veya çayınızı alıp, bir birinden güçlü ve değerli kalemlerin yazılarını  okurken keyifle vakit geçirebilirsiniz.

Abone Olun
Bildir
guest
2 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
Aslıhan Özbek
Aslıhan Özbek
24 Aralık 2023 11:33

Uzun zamandır bildirim gelmiyordu blogdan herhalde kapandı diye düşünürken bir anda hareketlendi, komple değişmiş, yeni yazarlar gelmiş hoş gelmiş.

Muhalefete muhalefet yaptığı için suçladığımız bütün siyasetçilerin haklı çıkmış olması bizlerin algı yönetimiyle istedikleri yerde tuttuklarının en güzel göstergesi. Kime inanıp kime güveneceğimizi bilemiyoruz artık

kara
kara
24 Aralık 2023 10:55

muhalefetin tamamı iktidar partisine çalışıyor orası kesin. sözde hepsi iktidarı devirmek için çalışıyor ama ekmeğine yağ sürmekten başka bir şey yapmıyorlar.

2
0
Yorumlarınızı merak ediyoruz.x
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.