Anasayfa / Pazar Yazıları / Yapay Zekâ: Dünyayı Ele Geçirmeden Önce Kahvemi Karıştırabilir misin?

Yapay Zekâ: Dünyayı Ele Geçirmeden Önce Kahvemi Karıştırabilir misin?

Yapay zekâ geldi, gördü, Google’a girdi. Şimdi sırada bizi “geride bırakmak” varmış. Ama önce şu basit soruyu soralım: Bu kadar zekiysen neden hâlâ CAPTCHA testinden geçemiyorsun be kardeşim?

Bakın açık konuşacağım, yapay zekâya saygım sonsuz. Ciddi işler yapıyor: Hastalık teşhisi koyuyor, mahkeme kararları yazıyor, yatırım tavsiyesi veriyor… Ama geçen gün telefona kurduğum yapay zekâ destekli yazım asistanı, “Aşkın naber?” cümlemi “Selamlar, çevresel koşullar dahilinde işlevsel misin?” diye düzeltti. Birader, ben eşime mesaj atıyorum, BT departmanına değil.

Bir de şu var: Yapay zekâ şiir yazıyor, beste yapıyor, roman taslağı oluşturuyor. Harika! Ama bir sorun var: Hepsi aynı dertli karakterin ağzından çıkmış gibi. Yağmur yağıyor, içi kararıyor, aşk acısı var… GPT’ler bir psikoloğa gitse, hepsinin özünden Küçük Emrah çıkar.

Peki yapay zekâ gerçekten yaratıcı mı? Yoksa yıllardır internette dolaşan “en çok beğenilen şeyleri” birleştirip bize cilalı bir “popüler kültür kopyası” mı sunuyor? Mesela bana “mükemmel senaryo yaz” dedim, verdiği şey şuydu:

  • Karakter: Travmalı polis.
  • Mekân: Yağmurlu şehir.
  • Kapanış repliği: “Adalet, bazen yalnızlıktır.”

Teşekkürler Skynet, ama bu senaryoyu Türk dizi sektörü zaten en az 18 defa çekti, tekrarına gerek yok.

Üstelik yapay zekânın bazı alanlarda “fazla özgür” olduğu da bir gerçek. Bir arkadaşım, yapay zekâya diyet listesi hazırlatmış. Listenin sonunda “Her gün 10.000 adım yürüyün” yazıyordu ama aynı zamanda günde 6 öğün öneriyordu, bunun üçü acılı çiğ köfte. Neden? Çünkü acı kalori yakmayı hızlandırır. Yani hem kalori yak, hem dürümle telafi et. Bu nedir? Zayıflarken mide fesatı geçirme garantili menü mü?

Tabii bir de yapay zekâ destekli robotlar var. İnsanlığın en büyük hayali: Ev işlerini yapan akıllı makineler… Fakat sonuç? Robot süpürge yerdeki çorabı düşman tanıyıp bir saat etrafında dönüyor. Ya da bulaşık makinesine bağlanan yapay zekâ, “Bu tabak yeterince kirli değil, yıkamayı reddediyorum” diye protesto ediyor. Hani şu robotlar dünyayı ele geçirecekti?

Ayrıca dikkat ettiniz mi, yapay zekâlar hep son derece “nazik” programlanmış? Size “Merhaba, sana nasıl yardımcı olabilirim?” diyorlar. Ama en ufak karmaşık bir cümle yazınca şu cevabı alıyorsunuz:

“Üzgünüm, bu soruyu anlayamıyorum. Lütfen daha basit bir şey sor.”
Yani yapay zekâ, sadece kendisine düzgün davranan, mantıklı sorular soran insanlara hizmet ediyor. Diğerlerine pasif agresif bir “Ben ilgilenmiyorum” bakışı atıyor. Kısacası, geleceğin makineleri bile şu anki müşteri hizmetlerinden hallice.

Üstelik bu arkadaşların sürekli öğreniyor olması da ayrı bir sıkıntı. Geçenlerde bir yapay zekâ destekli akıllı telefon, sahibi pizzayı fazla söylediği için kendi kendine sağlık uygulamasını güncellemiş. Bildirim şöyle:

“Merhaba, 3 gündür hareketsizsin. Pizzayı da gördüm. Bugün yürüyüş yapalım mı?”

Ya bu nedir? Yapay zekâ mı, iç sesin mi, annem mi? Üçü birden mi?

Yani sonuç olarak şunu söylüyorum sevgili okur:
Yapay zekâdan korkmak yerine onunla dalga geçmek daha iyi bir başlangıç olabilir. Çünkü şu anki gidişle, bu arkadaşlar hâlâ tost makinesini çalıştırmakla dünya düzenini değiştirmek arasında gidip geliyor.

Yapay zekâ belki bir gün dünyayı ele geçirecek. Ama önce kahve dökmeden kupayı masaya koymayı öğrensin. Sonra bakarız.

Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Yorumlarınızı merak ediyoruz.x
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.