ADALET

Uzun zamandır internette ve sosyal medyada dolanan bir hikaye var. İlk kez 2010 yılında okumuştum. Tam da içerisinde bulunduğumuz durumu mükemmel bir şekilde anlatan bir hikaye bu.

31 Mart seçimlerinden bu güne kadar geçen süre içerisinde yılan hikayesine dönen İstanbul Büyük Şehir Belediyesi seçimleri bu gün “benim için hiç de sürpriz olmayan” bir şekilde sonuçlandı ve İstanbul için Büyük Şehir Belediye Başkanlık Seçimi iptal edildi. Nedenine, sonuçlarına, etkilerine hiç girmeyeceğim. Sosyal medyada ve televizyon kanallarında konunun uzmanı! olan arkadaşlar bol bol paylaşım ve yorum yapacak bu konuda nasıl olsa.

Ben size o bahsettiğim hikayeyi aktarmak istiyorum.

Çan dörtten fazla çalınırsa kim ölmüş-tür?

Çok eski yıllarda krallıkla yönetilen bir ülkede hukuk ve hâkimler de varmış.

Törelere göre, bir yurttaş öldüğünde, kent merkezindeki çan bir kez çalınır, uzun uzun yankılanırmış.

Eşraftan birisi ölünce iki kez, devlet adamı ölünce üç kez çalınırmış.

Ya kral?…

Kral öldüğünde çan dört kez çalınırmış.

Gel zaman, git zaman, kentte bir olay olmuş ve mahkemeye intikal etmiş. Davanın sanığı olarak mahkemeye çıkarılan kişinin masumiyetini tüm yurttaşlar biliyorlarmış. Bir formalite olarak görülen ve beraat beklenen davadan sürpriz bir karar çıkmış ve sanık para cezasına mahkûm olmuş.

Hâkim sanığa ‘Bir diyeceğin var mı?..’ diye sormuş.

Sanık ‘Hayır’ demiş.

Mahkeme sona ermiş, beyinlerindeki kaygı ile dinleyiciler dağılmış.

Kısa bir süre sonra dev çanın sesi duyulmuş.

‘Acaba kim öldü?’

Çan bir kez daha çalmış:

‘Eşraftan biri öldü.’

Kent çan sesi ile bir kez daha inlemiş:

‘Devlet adamı öldü, acaba kim?..’

Çan bir kez daha çalmış, yeri göğü inleterek…

Herkeste bir feryat: ‘Eyvah!.. Kralımız öldü!..’

Ancak törede görülmemiş şekilde çan, beş, altı kez çalınmış, yer gök inlemiş ve sesler kesilmiş.

Herkes bunun ne anlama geldiğini öğrenmek için çan görevlisine koşmuş.

Çanı, haksız yere mahkûm edilen adam çalmaktaymış.

Sormuşlar: ‘Çanı defalarca çalmak ne demek? Kraldan daha büyük birisi mi öldü?’

Yanıt şaşırtıcı ve anlamlıdır: “Evet, adalet öldü!..” 

Maalesef ADALET ÖLDÜ…

Profesyonel baba, amatör yazar, sorgulayan, araştıran, teknoloji düşkünü, düne takılmayıp yarını yaşamayı seven doğuştan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı. Eşimle beraber kaleme aldığımız yazılarımızı bir arada tutabileceğimiz, bir nevi arşiv olarak kullanabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bir site kurma kararı aldığımızda Garip1Blog ortaya çıktı. 2018 de iki kişiyle başlayan yolculuğunuza zaman içerisinde aramıza katılan dostlarımızla yolumuza devam ediyoruz Gelir kaygısı olmadan kendi yağıyla kavrulan sitemizde, sinir bozucu reklamlarla boğuşmadan, kahvenizi veya çayınızı alıp, bir birinden güçlü ve değerli kalemlerin yazılarını  okurken keyifle vakit geçirebilirsiniz.

Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Yorumlarınızı merak ediyoruz.x
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.