Aşk Üzerine…

Ne karmaşık, ne kendine özel, hayatı ne güzelleştiren duygudur şu AŞK. Belki en tarifsiz, sözlerin yetmediği ama üzerine en çok yazılan, konuşulan, kiminin bu üç harften cin çarpmış gibi kaçtığı, kiminin de çarpıldığı. Kiminin saçma, geçici bulduğu, kiminin olmadığı hayatı anlamsız bulduğu.

Kimi vücudun kimyasının değişmesi der, kimi fizikle açıklar, hastalık gibi görenler vardır tıpla açıklar, etkileri incelenir psikoloji, derinine inilir felsefe, formülize edilir matematik olur.

AŞK’ı kimin daha derin, güzel, gerçek tadıp, kimin umursamadığı hiç belli olmaz, kimin en büyüğünü yaşadığı ise tartışılır.

Kelimelerle oynayan, tarifte en yetenekli, becerikli olanlar (yani şair, yazar, düşünürler vb.) ne demiş bu konuda bir bakalım…

ANTOINE DE SAİNT : Aşk birbirine bakmak değil, birlikte aynı yöne bakmaktır.
DOROTY PARKER : Savaşta olan şey, aşkta da vardır. Görüşme isteyen kale yarı yarıya alınmıştır.
HEREDOT : Aşk kainatın mimarıdır.
VİCTOR HUGO : Kainatın ufalıp, bir varlıktan ibaret kalması, tek bir varlığın genişleyip Tanrıya kadar ulaşması, işte aşk budur.
VOLTAİRE : Aşk bir tablodur, onu doğa çizmiş ve hayatı süslemiştir.
EMİLE ZOLA : Aşk bir mucizedir.
TOLSTOY : Güzel olan sevgili değil, sevgili olan güzeldir.
MİLAN KUNDERA  : Bir kadınla sevişmek ve uyumak iki ayrı tutkudur, zıt tutkular. Aşk çiftleşme arzusunda duyurmaz kendini, uykuyu paylaşma arzusunda duyurur.
MEVLANA : Aşk öyle engin bir denizdir ki; ne başı ne sonu vardır. Tıpkı Elif gibidir. İsminde gizlidir ama okunmaz, o olmadan besmele sese gelmez. O herşeyin içindedir ama görünmez.
AŞIK VEYSEL : Güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa.
ATAOL BEHRAMOĞLU : Ölümdür tek başına yaşanan, aşk iki kişiliktir.
ELİF ŞAFAK : Her hakiki aşk umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milat demektir. Şayet aşktan önce ve sonra aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir.
CAN DÜNDAR  : Aşk erkeğe yakışır, kadın zaten aşktır.
OSCAR WİLDE : Aşkın gizemi, ölümün gizeminden daha büyüktür.
ZÜLFÜ LİVANELİ : Kıskanmayı bile unutmak. Onu mutlu eden herkesi ve herşeyi sevmek. O noktada sahiplenmek biter, saf aşk kalır.
SABAHATTİN ALİ : Dünyada hayatın bir manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek.
ANAİS NİN : Aşk bir insanı olduğu gibi kabullenmek değil de nedir?
ECE TEMELKURAN : Sevmek, kanadını bir başkasına vermektir.
HARUKİ MURUKAMI : Aşık olan bir kimse kendi içindeki kayıp parçaları aramaya koyulmuştur aslında. Bu yüzden aşık olan kişi, aşık olduğunu düşündüğünde hüzne kapılır. Çok uzun zamandır görmediğimiz anılar dolusu bir odaya adım atmak gibidir bu.
CAN YÜCEL : Aşk, kelime değil cümledir.Kurmak içinse, özneyle yüklem değil, iki yürek gerekir.
AYŞE KULİN : Aşk sevdagillerden canım. Çok mühim şey aşk!! Hayatın bütün manası, mevcudiyetimizin sebebi. Bir kadının sana aşık olduğunu şuradan anlarsın; seni koklayarak öper.
CEMAL SAFİ : Gerçek aşk şans oyunu gibi, hayali bile mutlu edebiliyor insanı, fakat tutturabilene “aşk” olsun.

Ve daha niceleri….
Bir de şairler var tabi, kelimeleri aşk tüten, aşkı şiirleştiren…

Cemal SÜREYA:

Ben senin; sevgilin, eşin, baban, ağabeyin, arkadaşınım.
Biri bitse biri kalır.
Seni hiç bırakmayacağım.

Sezai KARAKOÇ:

Baharı yaz uğruna tükettik
Aşkı naz uğruna
Ve papatyaları seviyor sevmiyor uğruna…
Derken “ömrü” tükettik
Bir hiç uğruna…

İsmet ÖZEL :

Kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman
Mangalın küle mahcubiyeti artar
Divitlerin ucu eğrilir akıtmaya başlar hokkalar
Ayırır denizin kibrini bin parçaya ünlü keman

Nazım HİKMET:

Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul’da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

Attila İLHAN:

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.


Sabahattin ALİ:

Şimdi şiir bence senin yüzündür
Şimdi benim tahtım senin dizindir
Sevgilim, saadet ikimizindir
Göklerden gelen bir yadigar gibi
Sözün şiirlerin mükemmelidir
Senden başkasını seven delidir
Yüzün çiçeklerin en güzelidir
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi


Orhan VELİ :

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.


Şükufe Nihal:

Bir salgın alevsin içimde bugün,
Yakmaya en sönmez yerden başladın
Eriyip sönersem ancak büsbütün
Sevmiş diyeceksin beni bu kadın…

Cemal SÜREYA:

Beklemek gövde gösterisi zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.
Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Gülten AKIN:

Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim
“Uyandım bir sabah” gibi değil, öyle değil
Nasıl yürür özsu dal uçlarına
Ve günışığı sislerden düşsel ovalara
Seni sevdim. Artık tek mümkünüm sensin


Özdemir ASAF:

Bazen dayanmaktır sevmek;
hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek…
Bazen yaşamaktır sevmek; soluksuz ciğer gibi
sevgisiz kalbin duracağını bilmek…
Bazen ağırdır sevmek; sevdiğine layık olabilmek…
Ve bazen hayattır sevmek; birini çok uzaktayken bile,
yüreğinde taşıyabilmek…

Metin ALTIOK:

Sevmeye başlayınca birini kendimi yıkıp yeniden kurarım
Çünkü; bu yeni bir aşktır ve temeldeki yerini mutlaka alacaktır.
Dikkat! Yabancıların inşaat alanına girmesi tehlikeli ve yasaktır..

Didem MADAK:

Aşk diyorsunuz ya
Ben istemenin allahını bilirim bayım
Ben işte istedim bayım.
Uzaklara gittim
Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin
Uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım
Siz aşkı ne bilirsiniz bayım
Aşkı aşk bilir yalnız!

MURATHAN MUNGAN: 

Neydi bir arada tutan şey ikimizi

Birleştiren neydi ellerimizi
Bırak bana anlatma imkansız sevgimizi
Sevmek birçok şeyi göze almaktır

Birhan KESKİN:

Adını andığımda sıcak akıyor bütün nehirler
Dünyayı dolduran sözü olduran o.
Ve ben ne desem şimdi, benden değiller.
Hâlâ soruyor musun bana, aşk ne demek:
O en “bir” ve “tam” olana yürümek.

Füruğ FERRUHZAD:

Hayattan ne istiyorum biliyorsun..
Ben sen olayım, sen, tepeden tırnağa sen.
Bin defa gelmek mümkün olsa dünyaya,
Her defasında sen, her defasında sen…

Turgut UYAR:

Seni ben geçerken
Derim ki
Saati sorduklarında
Onu “O”geçiyordur
Kimse anlam veremez
Tamir ettirmedin gitti derler şu saati
Ettirmek istiyor musun demezler
Bozuk bir saattir yüregim, hep sende durur.

“Aşk nedir” diye sormuş kadın. “Aşk, senin senden farkındır” demiş adam.
“Nasıl yani” demiş kadın“ “sen aynaya bakınca şiir yazabiliyor musun?”
“Hayır” demiş kadın
“Ama ben sana bakınca şiir yazabiliyorum. İşte senin senden farkın, bendeki aşkın”
(Nebi YILDIZ)

Bu kısım da benden olsun;

“AŞK”
Hayallerinin en tepesine koymaktır onu, kokusunu ezberinden, beyninden, içinden sızdırmadan tutmak, beraber her anı da onu da hazinen bilmek, hiçbir şeye değişmemek, sadece kollarınla değil, her bir zerrenle sarılmayı öğrenmek, kimsenin görmediği gibi görmek, kimsenin bakamayacağı gibi bakar hale gelmek, ismini sevmek, kalbindeki en güzel kelimelerle ismini birleştirebilmek, kırmamak, kırılmamak, özel tutmak, onunla beraber kaderini sahiplenmek, kendince, kendine özel, hiç kimsenin sevmediği gibi sevmek, her halini sevmek, yüzünün hep gülmesini arzu etmek, her sözünü gerçek, gerçeği onun sözü kabul etmek, en güvendiğin dağın, en güvendiği dağı olabilmek.

“AŞK” tutkudan ibarettir diyenlere şaşarım. Duygular harmanıdır “AŞK”. Sabır vardır mesela aşkta, beklemek vardır, vefa vardır, sadakat vardır.

Yoktur “AŞK” ın ortak bir tanımı ve hatta buna ihtiyacı da... “AŞK” bir çember; ya dışında kalıyorsun, ya içinde, bazen kenarında yada tam merkezinde, yaşarsan kendince tanımlamaya çalışıyorsun, yaşamazsan onu zaten sen şu kısacık ömrü boşa geçiriyorsun.

Hep yazdım, kendimce... Bazen kısacık cümleler, bazen uzun sayfalar... Küçük sözleri, duyguları, durumları bir cümleyle, Ki benim için anlamları büyük diye... Söz uçar da yazı kalır diye... Sevdiklerime yazdım unutmasınlar diye, Kendime not, geleceğe mesaj, hatırlatma, uyarı... Hatırlayayım diye Benden bir iki cümle kalsın diye. Masal okul sırasında yazılıp silinen cümlelerle başlamış Bilememişim... “Sende bir sürü şiir vardır, göndersene...” cümlesiyle devam etmiş... Ruhumun martıları o gün uçmuş işte mavilere... Şimdi de bazen şiir, bazen yazıyla devam ediyor bu yolculuk, Kendi halinde... Açık, koyu, soluk, canlı... Ama mavice...

Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Yorumlarınızı merak ediyoruz.x
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.