Evde Geçen Bir Pazar Günü Daha…
Aslında haftanın en sevdiğim günüdür pazarları. Hiçbir şey yapmadan evde oturmak, dinlenmek, kendini dinlemek, ertelenen işleri yapmak, kitap okumak, film izlemek, canınız ne istiyorsa yapmak ya da yapmamak…
Bütün bunlar iyi güzel de normal hayat akışı içerisinde devam eden bir yaşantı için pazar günleri kutsaldır.
Artık normal bir yaşam akışımız yok ve daha ne kadar bu şekilde devam edeceğini de bilemiyoruz. Hal böyle olunca bir de üçüncü kez zorunlu bir şekilde eve hapsolunca Pazar gününün kutsallığı ortadan kalkıyor haliyle.
Sıradanlaşıyor.
Özel olan, güzel olan hiçbir şey tat vermiyor pazar günü.
Bugün Pazar.
Dün, acaba yarın ne yapsam diye düşünemedim bile, çünkü bugün yapacaklarımın hepsini Cuma-Cumartesi bitirdim. Pazar gününe bir şey kalmadı.
İşin kötüsü havalar da ısındı.
Sabahın yedisinde 20 derece sıcaklık mis gibi bahar kokusu etrafı sarıyor. Pazar günü Güzelbahçe sahilinde yürüyüş, Karaburunda kahvaltı, Urla’da keyif. Gel diyor, gidemiyorsun.
Dört şeyin kıymetini bilmek lazım.
Sağlığın,
Özgürlüğün,
Yapabilmenin,
Sevginin.
Yasaklı günlerde her birinin değerini ayrı ayrı anlıyor insan.
Bu pazar gününü, Urla Bağ yolunun en sevdiğim mekânında, butik şarapları, ortamı ile beni cezbeden bağ evinde noktalamak isterdim.
Bir şişe Chardonnay veya Merlot açtırıp, bahçenin huzur veren sessizliğini bozmadan hafiften duyulan müzik eşliğinde puromu keyifle tüttürürken, gözlerinin içindeki huzuru hissederek şarabımı yudumlayarak gecenin karanlığını seyretmek…
2020’yi bitirmeden yapılacaklar listesinin başında.
Yaşasın özgürlük…

Profesyonel baba, amatör yazar, sorgulayan, araştıran, teknoloji düşkünü, düne takılmayıp yarını yaşamayı seven doğuştan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı.
Eşimle beraber kaleme aldığımız yazılarımızı bir arada tutabileceğimiz, bir nevi arşiv olarak kullanabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bir site kurma kararı aldığımızda Garip1Blog ortaya çıktı.
2018 de iki kişiyle başlayan yolculuğunuza zaman içerisinde aramıza katılan dostlarımızla yolumuza devam ediyoruz
Gelir kaygısı olmadan kendi yağıyla kavrulan sitemizde, sinir bozucu reklamlarla boğuşmadan, kahvenizi veya çayınızı alıp, bir birinden güçlü ve değerli kalemlerin yazılarını okurken keyifle vakit geçirebilirsiniz.


