101 Yıl Önce Başladı Milli Mücadelemiz
Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919′da Samsun’a ayak basmasıyla başlayan Millî Mücadele döneminin 101. Yılını kutluyoruz!!!
Maalesef öyle bir döneme denk geldi ki Tüm ülke, tek yürek bağıra çağıra coşkuyla sabaha kadar kutlamamız gerekirken, evde, balkonda kutlamak zorunda kalıyoruz.
Benim gibi düşünen sizlerin de içi sızlıyor eminim, hatta hiç şüphem yok.
Dile kolay, böylesine ateş çemberi içerisinde olan bir coğrafyada, içeriden ve dışarıdan bizi paramparça etmek isteyen onca düşman ve vatan haini varken, halâ ayakta kalabilmek mucize değil, 101 sene önce başlatılan Millî Mücadelenin ve 29 Ekim 1923 de kurulan Cumhuriyetin temellerinin ne kadar sağlam olduğunun kanıtıdır.
Ulusal Bayramda hastane odalarından poz verip fotoğraf paylaşanı da yurtdışı seyahatini programında olmamasına rağmen bir gün daha uzatarak Ulusal Bayrama katılmayanı da gördü bu gözler.
Önemli mi?
Artık değil.
Cumhuriyeti, Atatürk ilkelerini ve eserlerini, modern Türkiye Cumhuriyeti’ni kendisine engel gören, tehdit olarak kabul eden yüzleri kutlamalarda yapmacık ifade ve söylemlerle görmektense hiç görmemek, sözde değil özde, bu vatan için gözünü kırpmadan bedenini siper edecek, canını verecek gerçek vatan evlatlarının, Cumhuriyet ve Atatürk sevdalıları bizlerin coşkulu kutlamalarına gölge düşürmez.
93 sene önce ülkenin geleceği olarak gördüğü GENÇLERE seslenmeyi dahi ihmal etmemiş bir liderin kurduğu Cumhuriyeti yıkmak öyle sanıldığı kadar kolay bir iş değil.
Koca bir asrı devirmesine rağmen Millî Mücadelemiz hızını kaybetmeden devam ediyor.
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet’ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.
Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.
Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
20 Ekim 1927
Bugün 19 Mayıs 2020.
Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramız Kutlu Olsun.

Profesyonel baba, amatör yazar, sorgulayan, araştıran, teknoloji düşkünü, düne takılmayıp yarını yaşamayı seven doğuştan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı.
Eşimle beraber kaleme aldığımız yazılarımızı bir arada tutabileceğimiz, bir nevi arşiv olarak kullanabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bir site kurma kararı aldığımızda Garip1Blog ortaya çıktı.
2018 de iki kişiyle başlayan yolculuğunuza zaman içerisinde aramıza katılan dostlarımızla yolumuza devam ediyoruz
Gelir kaygısı olmadan kendi yağıyla kavrulan sitemizde, sinir bozucu reklamlarla boğuşmadan, kahvenizi veya çayınızı alıp, bir birinden güçlü ve değerli kalemlerin yazılarını okurken keyifle vakit geçirebilirsiniz.


