40 Yıllık Hatır Kahve İle Başlar
Kulakları çınlasın sevdiğim bir arkadaşımın yaz tatilinde kampta “hadi söyle bir kahve de falına bakayım” bahanesi ile başlayan kahve alışkanlığım arada yerini İngilizlere özenti sütlü çay’a!! bıraksa da kısa süreliğine, kahve her zaman başımın tacı, damağımın vazgeçilmez tadı olmuştur.
Her türlüsünü denedim. Nescafe ile markalaşan “instant coffee” denen çöplüğü bile içtim acemiyken.
Türlü türlü sunum ve hazırlanış versiyonları var.
- Cappuccino – Espresso ve su buharı ile köpük haline getirilmiş süt eklenen kahve (köpük 2 santim kadar).
- Caffe Lungo – Espresso’nun büyüğü denilebilir. Espressonun makinada daha uzun süreyle filtrelenmesidir.
- Caffe Americano – Espresso’nun sıcak su eklenerek yumuşatılmış şekli
- Caffe Latte – 40 ml Espresso’nun üzerine 80 derecelik sıcak sütün ilave edilmesi ve sütün üzerinde 2 cm kremamsı süt köpüğünün ilave edilmesi ile oluşur.%25 kahve %75 sütten oluşur.
- Latte Macchiato – Sıcak süt ve süt köpüğünün üzerine espresso eklenerek yapılır. Temelde diğer tüm sütlü kahvelerden en büyük farkı sütün kahveye değil, kahvenin sütün üzerine eklenerek yapılmasıdır.
- Caffe Macchiato – Espresso’ya süt köpüğü eklenerek hazırlanan kahve.
- Mocha – Latte’ye çikolata tozu veya şeker eklenmesiyle yapılan kahve.
- Viennese – Espresso’ya çikolata ve krema katılarak hazırlanan Viyana usulü kahve.
- Filtre Kahve – Orta kalınlıkla çekilmiş kahvenin genellikle bir kağıt filtre yardımıyla filtre edilerek demlenmiş halidir.
- French Press – Kalın çekilmiş kahvenin aynı ad verilen bir demleme kapında suyla karıştırılıp ucunda metal bir süzgeç olan pistonla filtre edilerek hazırlanan kahve çeşididir.
- Cafe au lait – Fransızların sütlü filtre kahvesi. Sütü kahvesinden daha fazladır. 1/3 kahve 2/3 sıcak süt.
Ama benim kahvem SERT ve SADE olacak, sütlüsü, süslüsü, şekerlisi, çikolatalısı bozar beni…
Sevdiğim arkadaşlarımla, dostlarımla güzel sohbet eşliğinde olursa tadına doyum olmaz, hele bir de puro varsa yanında değmeğin keyfime…
Peki nereden gelir bu kahvenin kırk yıllık hatırı bilir misiniz?
Bir kahvenin 40 yıl hatırı var ” deyimi Üsküdarlı Bilge Yusuf ile Rum balıkçı Stelyonun hikâyesine dayanır.
1895 Eminönü Yemiş İskelesi , balıkçı kahvesine giren Osmanlı zabiti;
“Bre Yusuf , herkese benden okkalı bir kahve , ama şurda oturan Rum palikaryasına yok..Ona , kahvem de akçem de haramdır “..der
Bilge Yusuf kahveleri ikram eder , bir kahve de Palikarya Stelyo nun önüne koyar
Zabit adeta kükrer… “Ben , ona haramdır demedim mi Yusuf ?”
Bilge Yusuf, hiç istifini bozmaz
“Komutan, o kahve benden, ona da helaldir” der..Stelyo minnetle bakar Yusuf’a
1905 olur , Samos ( Sisam ) adasında Rum isyanı başlar… Damat Ferit Paşa adaya asker çıkarır… Bilge Yusuf da askerdir ve adaya çıkan askerler arasındadır. Ancak ilk çatışmada esir düşer… 2 yıl yatar Samos zindanlarında… 2 yıl sonunda Rum çeteciler, esir pazarında satışa çıkarır Yusuf’u.
Mezatda 5 para – 7 para sesleri arasından bir ses yükselir.” – O Türk’e benden 5 kuruş , hemen alıyorum..”. Sessizlik hakim olur, Rum alır Yusuf’u arabasına, köyün dışına çıkarır. Denize yakın bir yerde arabasını durdurur, döner Yusuf’a ” serbestsin Bilge Yusuf ” der
Yusuf inanamaz duruma , Rum’un ellerine kapanır… ” beyim , kimsin necisin, beni neden özgür bırakırsın ” der
Rum döner Yusuf’a ” – ben balıkçı Stelyo ” der..Yusuf çözemez durumu, adamı tanımaz bile… Rum, uzun uzun anlatır, 12 yıl öncesine , Yemiş iskelesine döner, detaylarıyla o günü anlatır ve;
“İşte ben, bir fincan kahveyi helal ettiğin balıkçı Stelyo” der. Göz yaşları sel olur. Sarmaş dolaş olurlar. Stelyo, Yusuf’u, kaçak yoldan İstanbul’a gönderir. Bu dostluk 35 yıl devam eder.
Her yıl birbirlerini ziyaret ederler. Her ziyarette bir fincan kahve mutlaka vardır. Çocuklarına, torunlarına anlatırlar dostluklarını ve
“Bu kahvenin 40 yıl hatırı var ” derler.
(TC Üsküdar Belediyesi Kültür Hizm .Arşivi)
Pazar pazar yapın kendinize bir fincan kahve, alın karşınıza sevdiğiniz, birikmiş 40 yıllık hatırlara bir 40 yıl daha ekleyin de hiç bitmesin…

Profesyonel baba, amatör yazar, sorgulayan, araştıran, teknoloji düşkünü, düne takılmayıp yarını yaşamayı seven doğuştan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı.
Eşimle beraber kaleme aldığımız yazılarımızı bir arada tutabileceğimiz, bir nevi arşiv olarak kullanabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bir site kurma kararı aldığımızda Garip1Blog ortaya çıktı.
2018 de iki kişiyle başlayan yolculuğunuza zaman içerisinde aramıza katılan dostlarımızla yolumuza devam ediyoruz
Gelir kaygısı olmadan kendi yağıyla kavrulan sitemizde, sinir bozucu reklamlarla boğuşmadan, kahvenizi veya çayınızı alıp, bir birinden güçlü ve değerli kalemlerin yazılarını okurken keyifle vakit geçirebilirsiniz.


