Miti…
365 günün SULTANI 14 Şubat…
Tarih destansı aşk hikayeleri, masalları ile dolu;
“Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Asuman ile Zeycan, Arzu ile Kamber, Şeker Ahmet Paşa ile Kaya, Afrodit ile (Venüs) Çoban Anahis, Heloise ile Abelard, Dante Alighieri ile Beatrice, Napolyon ile Josephine, Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan, VIII. Edward ile Wallis Simpson, Albay Juan Peron ile Eva Duarte, Prens Rainer ile Grace Kelly, Liz Taylor ile Richard Burton, Beatles John Lennon ile Yoko Ono, Salvador Dali ile Gala…”
Ama öyle bir aşk hikayesi var ki benim için farklı bir anlam ifade ediyor.
Bulgar Miti Kovaçeva ile Mustafa Kemal’in aşk hikayesidir bu.
Sofya’ya askeri ataşe olarak atanan Mustafa Kemal’le 1914’te tanışır Miti Kovaçeva. Strauss’un ‘Güzel Mavi Tuna’ valsiyle başlar ilişkileri, Miti’nin general babasının itirazı yüzünden sona erer. Fakat Sofya’nın en güzel kızı, öldüğü güne kadar Mustafa Kemal’i sever.
Bulgaristan’a askeri ataşe olarak atanan Mustafa Kemal 27 Ekim 1913’de vardığı Sofya’daki ilk günlerini sıkıntı içinde geçirir. Önceleri otelde kalan Mustafa Kemal daha sonra Alman asıllı Madam Hilda Christianus’un evine taşınır. Mustafa Kemal bir süre sonra elçiliğe yakın bir ev tutar ve şehirden ayrılıncaya dek burada yaşar.
Türk asıllı Bulgar Milletvekili Şakir Zümre Sofya’ya alışamayan Mustafa Kemal’i bir gece Verdi’nin ünlü Aida operasının prömiyerine götürür. Antrakta Bulgar Çarı Ferdinand’la tanışan Mustafa Kemal, opera bittiğinde büyülenmiş bir halde salonu terk eder.
Aida’nın büyüsüne kapılanlar arasında eski Savunma Bakanı General Kovaçeva ve kızı Miti de vardır.
Genç bekâr erkekler ise Aida’dan çok General Kovaçeva’nın öğrenimini İsviçre’de tamamlamış olan güzel kızı Miti’nin dikkatini çekmeye çalışırlar. Mustafa Kemal ve Miti o gece birbirlerini fark etmezler ama Aida operası yaklaşık bir ay sonra yollarını tekrar kesiştirir.
Sofya’ya alışan ve çevresi giderek genişleyen Mustafa Kemal 1914 Şubat’ının ilk cumartesi günü Şehir Kulübü’nde General Kovaçeva ve ailesiyle tanışma fırsatını bulur. Miti ve Mustafa Kemal’in “Güzel Mavi Tuna” valsı da işte bu tanışma gününde yaşanır.
O gecenin hemen ertesinde Mustafa Kemal, General Kovaçeva’nın evine davet edilir. Türk zabitinin aileyle yakınlaşması, Miti ile daha fazla zaman geçirmesini sağlar. İkili sık sık Boris Parkı’ndaki buz pateni pistine, Çar Osvobodidov Bulvarı üzerindeki Bulgarya pastanesine gitmeye başlar.
Ancak kısa bir süre sonra bir tatsızlık yaşanır. Halk tiyatrosuna bilet almaya giden Miti’nin yolu gazi bir yüzbaşı tarafından çevrilir. Yüzbaşı babasıyla beraber Türklere karşı savaştıklarını hatırlatarak, Sofya’daki birçok kimsenin genç Türk zabitiyle yaşadığı ilişkiden duyduğu rahatsızlığı dile getirir.
Olayın ardından eve kapanan Miti ve yaşananları duyan Mustafa Kemal, birkaç gün hiç konuşmazlar. Sonra ortak dostları devreye girer ve Bulgarya pastanesinde yine buluşurlar.
24 Mayıs’ta bir bayram kutlaması için Askeri Kulüp’te düzenlenen balo, ikilinin tüm Sofya’ya meydan okudukları gece olarak akıllarda kalır. Geceye yeniçeri kıyafetiyle katılan Mustafa Kemal, “en özgün kıyafet sahibi” seçilir.
Mustafa Kemal, onuruna çalınan vals başlayınca tüm salonun bakışları arasında Miti’ye doğru ilerler ve birlikte piste çıkarlar.
Başta Bulgar Çarı olmak bütün kalabalığın önünde herkese meydan okurlar. Kısa bir süre sonra Miti ve Mustafa Kemal her zaman gittikleri Boris Parkı’nda bu defa gelecekleri üzerine konuşurlar.
Mustafa Kemal, Miti’ye klasik bir evlenme teklifinde bulunmaz. Aksine yaklaşan savaşlardan, Türkiye’nin gelenekleri ve diniyle farklı bir ülke olduğundan söz eder. Miti hepsini dinler ve “Evet diyorum, ne olacaksa birlikte olsun” der.
Miti evine gidip haberi annesine verir.
General Kovaçeva’nın bu işe hazırlanması gerekir haliyle. Miti ve annesi mutfakta plan yaparken Mustafa Kemal’in geldiğini duyarlar.
Klasik selamlaşmanın ardından iki erkek baş başa kalır.
Mustafa Kemal Miti’yle evlenmek istediğini açıklar.
General Kovaçeva biraz daha beklemenin hepsi için daha iyi olacağı yanıtını verir. Mustafa Kemal Miti ile görüşmeye devam etmelerine izin verilmesini ister, General de bunu onaylar.
General Kovaçeva kararı ertelemiştir ama Sofya’da belirli bir çevrenin tek dedikodusu Miti-Mustafa Kemal ilişkisi olur. Rahatsızlığı artan General Kovaçeva, Mustafa Kemal’e “Bu evlilik olmayacak ve artık Miti ile görüşmesiniz iyi olur” mesajını iletir. Mustafa Kemal derin bir sessizliğe gömülür. Miti ve ailesiyle zaman zaman şehir kulübünde karşılaşırlar ama birbirlerini görmezden gelirler.
General Kovaçeva kızını avukat Gergi Haciyordanov ile nişanlamaya karar verir.
Mustafa Kemal ise o günlerde Sofya’dan ayrılmak ve cepheye gitmek için hazırlanır. Miti nişanlanırken Mustafa Kemal de bavullarını toplayıp İstanbul’a döner.
Bir yıl sonra Mustafa Kemal Çanakkale Zaferi ile tüm dünyanın tanıdığı bir isim olur, Miti ise zorla evet dediği nişanlısından ayrılır. Sofya’ya dönen Mustafa Kemal General Kovaçeva’ya kararında bir değişiklik olup olmadığını sorar.
Yanıt yine olumsuzdur ama general bu kez vedalaşmalarına izin verir.
Miti ve Mustafa Kemal Bulgarya pastanesinde son kez buluşurlar. O bir saate bir yılın hasretini ve bundan sonra ayrı geçirecekleri yılların özlemini sığdırmaya çalışırlar.
Mustafa Kemal’in Miti’ye son sözleri “Sana karşı hissettiklerim yaşamım boyu değişmeyecek” olur.
Johann Strauss’un ‘Güzel Mavi Tuna’ valsıyla o ilk göz göze geldikleri cumartesi günü başlayan öyküleri Miti’nin son nefesini verdiği 9 Ağustos 1966 gününe kadar yani tam 52 yıl sürer.
Bu 52 yılın büyük bir bölümünü de birbirlerini görmeden geçirirler. Görmeden, konuşmadan, yazışmadan ama birbirlerini hep merak ederek…
Senede bir gün kendini özel hissetmek isteyen veya sevdiğini özel hissettirmek isteyenlerin bel bağladığı tek gün, yeni sevgililer için ayrı bir özel, ayrı bir heyecan, kimin sevgilisinin daha romantik olduğunu ıspatlamak için St.Valentines tarafından altın tepside sunulmuş büyük fırsattır Sevgililer Günü…
İlişkinin heyecanı ve kanın vucüdun farklı noktalarına doğru aşırı pompalanması nedeniyle kurban, ilişkisi ilerledikçe özel günlerin mitoz bölünmeye uğrayarak tıpkısının aynısı değerde çoğalmaya devam edeceğinin farkına varamaz, ta ki iş işten geçip geri dönüşü olmayan yola girene kadar…
Erkekle kadının beyni farklı çalışır, farklı düşünür ama “sana her baktığında gözlerinin içi gülen, yüreği titreyen, sana değer veren, sana rağmen seni seven, hatta çok seven” biri varsa hayatında, dünyanın en şanslı insanısındır, sana kendini önemli hissettirir, eşsiz hissettirir… Sana her gün 14 Şubat’tır, her gün Sevgililer Günü’dür.

Profesyonel baba, amatör yazar, sorgulayan, araştıran, teknoloji düşkünü, düne takılmayıp yarını yaşamayı seven doğuştan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı.
Eşimle beraber kaleme aldığımız yazılarımızı bir arada tutabileceğimiz, bir nevi arşiv olarak kullanabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bir site kurma kararı aldığımızda Garip1Blog ortaya çıktı.
2018 de iki kişiyle başlayan yolculuğunuza zaman içerisinde aramıza katılan dostlarımızla yolumuza devam ediyoruz
Gelir kaygısı olmadan kendi yağıyla kavrulan sitemizde, sinir bozucu reklamlarla boğuşmadan, kahvenizi veya çayınızı alıp, bir birinden güçlü ve değerli kalemlerin yazılarını okurken keyifle vakit geçirebilirsiniz.


