AH İNSAN!

Biraz önce bir yazı okudum. İsmi lazım olmayan biri, sırf görünür olabilmek için gereksiz birkaç cümle kurmuş. ‘Ünlü kişilerden biri’ ben ‘gereksiz bir kaç cümle’ desem de, okuduğundan başka anlam çıkarıp; ayrıldığı eşini, onu reddeden kadını veya ayrılmak istediğini söyleyen sevgilisini öldürebilecek onca insan var ki! Ama yine de o cümleleri yazmış sayın ünlü! İki dakika bile olsa düşünmemiş bile…

Düşünse derdi ki; “bu cümle kurulmaz! Tehlikeli”

Kalemi eline her alan, laptopun başına oturup aptalca yorum yapan, konuşmuş olmak için konuşan, bilgisiz, cahil, görgüsüz ve en kötüsü düşünme yetisi olmayan, aklını ve mantığını bir taraflara sokuşturmuş, yolda körlemesine devam eden insanlar ‘-ki mecburiyetten insan diyorum onlara, çünkü insan olmak başka bir şey’ her birimize zarar veriyor.

Zarar” kelimesi yeterli olmasa da, ortak alanlarda dil kullanımımıza dikkat etmek zorunda olmalıyız, öyle değil mi?

Ne yazdığını söylesem o şahsına münhasır kişinin, hemen kim olduğu anlaşılacağı için söylemiyorum. Söylemememin sebebi düşünebilen bir insan olmam! Hedef gösterme, o kişiye sataşma veya daha da fena şeylere sebep olabileceğimin farkındalığı beni engelliyor. Ben bu yarım aklımla bunu düşünebiliyorum ama o düşünememiş. Hatta umuru bile olmamış belki de…

Ülkemizde durum oldukça vahim, dünyada da öyle…

Binlerce kadın öldürülüyor. Sebep? İşte o ‘Sebep?’ sorusu silinmeli hafızlardan. Sebep yoktur. Olamaz! Öldürmenin sebebi mi olur? Haddini bilmeli insanoğlu! Hadsizce yazamamalı, hadsiz cümleler kurmamalı, hadsizliğin göğüne erişip başka bir cana mâl olmamalı!

Ortak alanlar; dost meclisi, aile içi, dedikodu yeri değildir, olamaz da! Kahvede konuşur gibi, arkadaşınla dedikodu yapar gibi yazamazsın bu alanlarda. Kimsenin şahsi fikrini yansıtabileceği mecralar değildir sosyal alanlar. O seni bağlar… Ortak alanların konusu insan olabilmek, insan kalabilmek ve insanca konuşup, yazabilmektir.

Bu alanlar kimsenin günlüğü değildir. Kilitleyip, çekmeceye koyamıyoruz. Onlarca, yüzlerce, binlerce kişi okuyor yazılanları. Bir kişi çıksa binlerin içinden, okuduğunu başka bir yerinden anlasa ve insanlık dışı bir şey yapsa ne olur?

Ne olur biliyor musunuz?

Hepimiz insanlığımızdan vuruluruz! Kafası çalışmayan, görgüsüz, düşüncesiz, ardını arkasını düşünmeden hareket edenlerin elindeki kalemleri alıp, kırıp, fırlatmak isterdim ruhunun kör kuyusuna!

Cahilin eline verilen kalemin, silahtan farkı yoktur.

Ya öldürür ya da öldürtür!


				            					        

1973 Manisa doğumluyum. İşletme Fakültesi mezunuyum. Otuz seneye yakın özel sektörde görev aldım. Kariyerimin son 15 senesini yüksek öğrenim yurt müdüresi olarak tamamladım. Basılmış bir adet kitabım bulunuyor. Bazı dergi ve blogların yazarıyım. Bir defter ve bir kalemle hayatın anlamını buldum.

Abone Olun
Bildir
guest
2 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
BEAD
BEAD
5 Ocak 2024 13:33

Sebepler bitmiyor, tükenmiyor. Hassas olunması gereken bir konu, yanlış yönlendirmeler kötü sonuçlar doğurabiliyor. Bu sadece Türk toplumu için değil, medeniyetin merkezi olarak kabul ettiğimiz toplumlarda da aynı. Toplumun büyük bir çoğunluğunu iki satır yazı ile manipüle edebilirsiniz, kalemi kimin tuttuğu ve niyeti çok önemli.

Vedat Ali Bayrak
Yönetici - Yazar
4 Ocak 2024 10:24

Özgür olması gereken basının özgürlüğünü yaşayamadığı ülkede, dünün hiçleri bugün özgürce istediklerini dile getirebiliyor maalesef. İstisnasız herkesin söylemlerine, kullandıkları dile, ifade şekillerine dikkat etmesi gerekiyor.

2
0
Yorumlarınızı merak ediyoruz.x
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.