NEY

Ney üflemek, aşka nefes vermek, aşka can vermek, aşkla can vermek gibi…

Ne kadar içten olursa, o kadar ağlatır ney’i… Zaten gözü yaşlıdır ney’in, üflersen ağlar, durursan ağlar…

Nefese giden yolculuktur ney ya da nefesinle çıktığın yolculuk. İçinden, içinin en gizli yerlerinden bir dalga vurur gibi kıyıya vurur durursun. Neyin içinden geçen nefesinle baş kaldırırsın içli bir sese dönüşürsün… nefesinden en güzel yağmuru yağdırırsın, yağdırdığın yağmurun çamurun içinden geçersin ve ney’in ucundan çıkar gidersin… kainatı dolaşır geri gelirsin… kendinden geçersin, kendinden geçer not alırsın yani..

Nefesin sarhoş olmuştur artık,

kalbin de…

yerinde duramaz bir sarhoş olmuştur,

konuşamaz, söyleyemez olmuştur artık…

iflah olmaz bir sessizliğe bürünürsün… usul usul

Sessizliğin ney’in sesine karışır. Onun seslendiği yerlerden kanarsın, kabuğunu kaldırıp kaldırıp… Ney kainatın her yerinden seslenir, dinlemeyi seçersen.

Nazlıdır ney de neyzen de… incitmemek gerek… En narin yerinden içli içli ağlar, içli içli ağlatır… usul usul

Ney, aşığı yerden kaldırır, göğe uzatır, böylece Neyzen kendinden geçer, Mevlevi kendinden geçer… Dünya kendinden geçer, yer gök birbirine karışır, döner döner döner… Ney döner, dünya döner… usul usul

Dinlersin, içinde bir yere dokunur, teli kopar o yerin, ritmin bozulur… döner durursun… usul usul

İçindeki hay huyu sese dönüştürür neyzen… nefesini pişirir ve kalbine gömer karşısındakinin…

Ney, rampadaki bir nefesi düzlüğe çıkarır usul usul

Bazen susmayı müzikle süslersin. Eline bir ney alır, içindeki bütün suskunluğu üflersin… bütün kainat

            ya da orada bulunanlar senin suskunluğunu dinler usul usul…

Boyun eğilir, bel bükülür, görmez olursun… sadece işitir… kendinden geçersin… kendin’den geçip gidersin… başka bir şey olursun… şah damarın atar… aşka boyanır her yer… kan revan olursun… aşk akar içinden usul usul…

Ney de Neyzen de suskun bir deryadır… bir dokunursun, içinde boğulursun… öyle sakin sakin durduğu gibi durmaz… ney’le neyzen bütün olur, kuvvet olur, çağlayan olur, gürül gürül akar, sonra durulur, tüm damarlarında dolaşır usul usul

Ney dinlersin çok sevdiğin birinden, onu daha çok seversin, gayretini seversin, güzelliğini seversin, aşkını seversin, dostluğunu seversin, gönlünü seversin, suskunluğunu seversin, masumluğunu seversin, en sevdiğine benzerliğini seversin… geçmişten gelen kokusunu seversin…. ve kalbine sokuluşunu usul usul

            Ney’im

                        Aşk’ta yolcu….

Mevsimlerin kızı Eylül... Eylül'ün ise en bebek saati... Ankara'da... Bir Seher Vakti doğmuşum... Çok seher vakitleri görüp günler devirmişim, Büyümüşüm, büyürken düşüp kalkmışım, Hayatı sevmişim herşeye rağmen, Hayatın bir okul olduğunu, sevinçler, kederler, başarılar, başarısızlıklarla dolu, ama herşeyin geçici olduğunu görmüşüm... Geçici olan bir çok şeyi yazarak kalıcı kılmışım, yazmayı ve okumayı çok sevmişim.. Ne yaparsam yapayım aşk'la yapmayı seçmişim... dil'den değil kalp'ten olsun diye cümlelerime çok özen göstermişim. Sevmişim, sevilmişim, en çok aşk'ta takılıp kalmışım... evlat tatmışım, iyi evlat olmaya çalışmışım, vatanımı, bayrağımı çok sevmişim... İstanbul'a hayran kalmışım, böylece şehirlerin en güzelinde yaşamayı seçmişim... Halen dostalarımın ve ezelden beri var olduklarını düşündüğüm dostluklarımın tadını çıkarmaktayım...

Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Yorumlarınızı merak ediyoruz.x
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.