Akide Şekeri…

Hayat çok okuyan insan için zordur. Çünkü neyin yanlış neyin doğru olduğunu bilir.

Okudukça büyür, köklenir, dallanıp budaklanır, sürekli okumak ister, bilmediklerini öğrenmek ister. Öğrendiklerinden bazen ürker ama vazgeçmez. Susuzluk gibidir kitap okumak seven için. Okudukça okuyası gelir.

Bir de tam tersi olanı var.

Onlar okumaz.

Hem de hiç. Belki arada çizgi roman okur, yada Brezilya dizisi kıvamında pembe aşk romanı. 

Okumazlar ama çok seyrederler.

İşte bu yüzden her konuda fikirleri vardır.

Gerçi en önemli unsur eksiktir ama olsun mühim olan fikirdir onlar için, gerisi çok gereksizdir.

Mesela toplumun aynası Yemek Programlarını hiç kaçırmazlar.

Günün neredeyse yarısını Açık Oturum seyrederek geçirirler. SURVIVOR PANAROMA

Adamlar ciddi ciddi tartışma programı yapmış Survivor için, saatler sürüyor, kıran kırana tartışıyorlar.

Sanırsın dünyanın en ünlü sosyologları, psikologları, etologları bir araya gelmiş ilkel kabile üzerinde inceleme yapıyor.

Güncel olayları çok iyi takip ederler mesela.

Bütün önemli haberleri ve olayları Facebook’tan alırlar. Toplumsal olaylardan tut, siyasi gelişmelere kadar ne varsa Facebook’tan öğrenirler, eksik kalan bilgilerini MUTLU HABERLERİ seyrederek tamamlarlar, hani latin alfabesinin ilk harfi varya,  o Haber sayesinde ekrandan habire prozaclanırlar, mutlu olurlar, vay anasını derler. Biz neymişiz? Cebimde para yok ama zenginim, açım ama tokum modundadırlar sürekli.

Akıl böyle birşey işte. Kullanmasını bilmedikten sonra olması da işe yaramaz gerçi ama hiç olmamasından iyidir gene de.

İyi ile kötüyü ayırt etmek için bile akla ihtiyaç var. Doğru ile yanlışı ayırt etmek için akla ihtiyaç var.

Aklın olmadan fikrin olursa topluma zarar verirsin güzel kardeşim.

Dedim ya çok okuyan insanın için hayat zordur diye.

İşte bu tipler yüzünden zordur. Gerçekle yalanı ayırt edemez çünkü bu insanlar. Ekran karşısında beyinleri uyuşturulur, saçma sapan programlar akşama kadar tekrar tekrar verilir, bıkmadan usanmadan tekrar tekrar izlenir. Sonra bunlar kalkar ülkenin kaderini belirler. Okuyana, aklı olana dünyayı zindan eder. 

Size Rahip Ernesto ile Rahibe‘nin hikayesini anlatayım da kafamız dağılsın biraz.

Soğuk ve yağmurlu havada Rahibe otobüs durağında beklerken önünde son model bir araba durur. Arabanın camını güzel ve alımlı bir kadın açar ve “buyrun sizi manastıra kadar bırakayım” der. Rahibe arabaya biner. Sıcacık arabada kendine geldikten sonra kadını süzmeye başlar. Gözü kadının ışıl ışıl parlayan rugan ayakkabısına takılır.

 “Ne kadar güzel ayakkabınız var” der.
 Kadın “Teşekkür ederim. Prada bu. 700€” der.
 Ayakkabının fiyatını duyunca afallayan rahibe “Bir ayakkabı için 700€ mu verdiniz” diye sorar. 
 Kadın “Yok canım. Ben değil DOSTUM aldı bunları, hediye” der.
 Rahibe kadını tepeden tırnağa incelemeye başlar. Kadın hem çok güzel hemde şıktır. 
 Rahibe “elbiseniz de çok şıkmış” der.
 Kadın “Teşekkür ederim canım. Chanel, 4000€ eder” der.
 Rahibe elbisenin fiyatını duyunca iyice şaşırır “4000 €? Bir elbiseye bu kadar para verdiğinize göre çok zengin olmalısınız” der.
 Kadın “Yok şekeriim ne zengini, ünlü bir iş adamıyla bir gecelik kaçamağın hediyesi bu elbise” der.
 Artık yolun sonuna gelinmiştir, kadın manastırın önünde durur, Rahibenin arabadan inerken arabaya alıcı gözüyle baktığını gören kadın
 “Bu araba 165.000 €” der. Rahibenin şaşkın şaşkın baktığını gören kadın gülerek devam eder,
 “Şekerimdur heyecanlanma, tabiki ben vermedim bu arabanın parasını, iki gece önce şehrin önde gelen dört kişisi ile grup seks yaptım, memnuniyetlerinin ifadesi olarak bu arabayı aldılar bana” der ve hızla uzaklaşır.

Rahibe bütün gece şaşkınlığını üzerinden atamaz, son dualarda yapıldıktan sonra yatmak için odasına çekilir. On onbeş dakika sonra “TIK TIK TIK” kapısı çalınır. 
Rahibe “Kim o?” diye sorar
Benim Rahip Ernesto” der kapıdaki.
“S….. git ordan Ernesto. Sı..mışım sana da, akide şekerine de” der bizim rahibe. 

Dedim ya “Aklı yok, Fikri var” diye. Onları kandırmak da kolay oluyor haliyle.

Sen kalkarsın “Yokluk Kuyruğu” dersin Aziz amcamın %60’ı kalkar hadi ordan bunlar “Varlık kuyruğu” der. Varlıkta kuyruk olmayacağını bilmez, bilemez.

En temel ihtiyacına gelen %30’luk zamma üzülürken ertesi gün yapılan %10’luk indirimle kara geçtiğini zanneder, mutlu olur.

Aradaki %20’nin ne olduğunu anlatamazsın.

İşte bu yüzden Rahip Ernesto’nun Rahibe’si gibi biri gerçeği öğretene kadar AKİDE ŞEKERİ ile mutlu olmaya devam ederler.  

Profesyonel baba, amatör yazar, sorgulayan, araştıran, teknoloji düşkünü, düne takılmayıp yarını yaşamayı seven doğuştan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı. Eşimle beraber kaleme aldığımız yazılarımızı bir arada tutabileceğimiz, bir nevi arşiv olarak kullanabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bir site kurma kararı aldığımızda Garip1Blog ortaya çıktı. 2018 de iki kişiyle başlayan yolculuğunuza zaman içerisinde aramıza katılan dostlarımızla yolumuza devam ediyoruz Gelir kaygısı olmadan kendi yağıyla kavrulan sitemizde, sinir bozucu reklamlarla boğuşmadan, kahvenizi veya çayınızı alıp, bir birinden güçlü ve değerli kalemlerin yazılarını  okurken keyifle vakit geçirebilirsiniz.

Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Yorumlarınızı merak ediyoruz.x
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.