Nerede o eski Bayramlar?!

Her bayram herkesin yaptığı gibi “nerede o eski bayramlar mirim” klişesi ile başlayalım. Hakikaten nerede? Kim çaldı bizim bayramlarımızı?

Yok.

Ne tadı kaldı ne tuzu.

Ne Millisi kaldı ne Dini Bayramı.

İstesen de olmuyor, zorlamayla da olmayacağına göre herkes koyvermiş durumda.

Halbuki, bayram demek heyecan demekti. Çocuklar için yeni kıyafetler, cep harçlıkları, gezmeler, tatlılar, yemeler içmeler. Ailelerin bir araya geldiği diğer günlerden farklı özel günlerdi.

Her şeyi tükettikleri gibi bunu da tükettiler. Söküp aldılar insanların içinden bayram heyecanını. Geçim derdi bayram heyecanlarını da bitirdi.

Çocuk bayram sabahı uyandığında yatağının baş ucunda bir çift yeni ayakkabı göremedikten sonra, yeni alınmış gıcır gıcır bayram kıyafetlerini giyemedikten sonra ne anlar ki bayramın özelinden güzelinden.

Çocuk o.

Ya biz büyükler?

Ben özlüyorum.

Özellikle kurban bayramlarını çok özlüyorum. Her bayram öncesi kurbanlık 1-1.5 ay öncesinden alınır bahçede beslenirdi. Her gün bıkmadan usanmadan kurbanlığı besler, sever, arada boynuzu yer ama gene de pes etmezdim. Aramızda acayip bir bağ kurulurdu.

Ve her bayram sabahı erkenden kalkar, gizlice yanına gider urganını çözer salardım. Çocuk aklı kaçar kurtulur diye düşünürdüm. Büyükler kurbanlığın peşinde koşarken ben zevkten dört köşe seyrederdim.

Eskiye çocukluğuma dönmek istedim bu bayram.

Doya doya yaşadığım bayramlara.

Sabah heyecanla uyanmak isterdim gene. Her bayram namazından sonra babamın getirdiği o tüp çokomeli emmek isterdim, heyecanla büyüklerin ellerinden öpüp zorla verilen harçlıkları ıkına sıkına alıp gizli gizli bir köşede saymak, ipini koparmış kurbanlıklar gibi akşama kadar sağa sola koşuşturmak.

Bu yazıyı arife günü sabah 7:00′ de yazıyorum. Vakit dar. Yapılacak, yetiştirilecek çok iş var. Bayram heyecanı yerine acaba zamanında işleri yetiştirip trafiğe kalmadan yola çıkabilecek miyim endişesi var.

Tamam biz büyüdük de bari bayramlar aynı kalsaydı…

Profesyonel baba, amatör yazar, sorgulayan, araştıran, teknoloji düşkünü, düne takılmayıp yarını yaşamayı seven doğuştan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı. Eşimle beraber kaleme aldığımız yazılarımızı bir arada tutabileceğimiz, bir nevi arşiv olarak kullanabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bir site kurma kararı aldığımızda Garip1Blog ortaya çıktı. 2018 de iki kişiyle başlayan yolculuğunuza zaman içerisinde aramıza katılan dostlarımızla yolumuza devam ediyoruz Gelir kaygısı olmadan kendi yağıyla kavrulan sitemizde, sinir bozucu reklamlarla boğuşmadan, kahvenizi veya çayınızı alıp, bir birinden güçlü ve değerli kalemlerin yazılarını  okurken keyifle vakit geçirebilirsiniz.

Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Yorumlarınızı merak ediyoruz.x
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.