30 Ağustos…

Bu ülkede son 18 yılda çeşitli bahanelerle 13 Milli Bayram iptal edildi, farklı etkinliklerle önemsizleştirilmeye çalışıldı, Anıtkabir’e gitmemek için bahaneler üretildi.

Bu sene 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları için pandemi gerekçesi ile sınırlandırılma kararı alındı. Halbuki daha geçenlerde Ayasofya’nın ibadete açılışı için ülkenin dört bir yanından otobüsler kaldırıldı, binlerce insan dip dibe meydanları doldurduğu zaman kimse pandemiden bahsetmiyordu.

Bu ülke tarihinin en büyük bayramı olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 5 kez kutlanmasına engel olundu.

Bağımsızlık mücadelesinin miladı 19 Mayıs kutlamaları 4 kez engellendi.

Cumhuriyet Bayramımız sırf Cumhuriyetin ilanı olduğu için 2 kez engellendi.

23 Nisan, Milletin iradesini temsil eden birinci meclisin açılışı ve egemenliğin ilan edildiği tarih olmasına rağmen 2 kez engellendi.

Kendi adıma artık kızmıyorum.

23 Nisan’ın ne anlama geldiğini idrak edememiş insanların, 19 Mayıs’ı anlayamamış sığ beyinlilerin, 30 Ağustos’un ne demek olduğunu anlamalarını, bizler gibi coşkuyla kutlamalarını nasıl beklersin?

Onlar, 15 Temmuz’da F16’ya fırlattığı terlikle, ateşe verdiği tarlayla hava saldırısını, tankın egzozuna soktukları atletle tankların istilasını engellediğini zannederken, 30 Ağustos Zaferi’nin, Yunan Ordusu’nun İzmir Körfezi’ne dökülüp, ülkemizdeki işgal güçlerine vurulmuş son ve kesin darbe olduğunu anlamasını bekleyemezsin, anlatamazsın.
İşte bu yüzden kızmıyorum.

İstedikleri kadar engellesinler, kısıtlasınlar dert değil. Geçtiğimiz 23 Nisan’da evinin balkonunu, oturduğun binanın girişini süsleyerek çocuklara yaşattığın mutluluğu, 30 Ağustos’ta da aynı şekilde balkonunu, oturduğun binanın girişini süsleyerek tekrar yaşat ki unutulmasın. Gene çık balkona bağıra bağıra coşkuyla İstiklal Marşı’nı oku.

Onların yasağı, engeli senin coşkun olsun.

Senin elinden alamayacakları, yüreğinden söküp atamayacakları değerlere ve sevgiye ancak engellemelerle müdahale edebiliyorlar.

Tarihin akışını değiştirip sadece kendi ülkesine değil, sömürülen bütün ülkelere umut olmuş bir insanla başa çıkamayacaklarını bildikleri içindir bütün kinleri, nefretleri, unutturma çabaları. Bu yüzdendir kutlanacak milli bayramlarımız yokmuş gibi her 15 Temmuz’da kutlama yapmaları.

Senin, gururla, göğsünü gere gere kutlayacağın 23 Nisan’ların, 19 Mayıs’ların, 30 Ağustos’ların, 29 Ekim’lerin var.

Bu onur da gurur da sana yeter.

Profesyonel baba, amatör yazar, sorgulayan, araştıran, teknoloji düşkünü, düne takılmayıp yarını yaşamayı seven doğuştan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı. Eşimle beraber kaleme aldığımız yazılarımızı bir arada tutabileceğimiz, bir nevi arşiv olarak kullanabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bir site kurma kararı aldığımızda Garip1Blog ortaya çıktı. 2018 de iki kişiyle başlayan yolculuğunuza zaman içerisinde aramıza katılan dostlarımızla yolumuza devam ediyoruz Gelir kaygısı olmadan kendi yağıyla kavrulan sitemizde, sinir bozucu reklamlarla boğuşmadan, kahvenizi veya çayınızı alıp, bir birinden güçlü ve değerli kalemlerin yazılarını  okurken keyifle vakit geçirebilirsiniz.

Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Yorumlarınızı merak ediyoruz.x
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.