CÜMLELER

Bazı cümlelerin nabız atışları yüksek olur….. patlatıp damarını, çıkar gider…

Cümlelerin de bi anneleri var mıdır? Üşütme dışarıda, eve erken dön, hava kararmadan gel diyen….

Anneler….

Yeryüzünü çocuk bahçesine çeviren anneler…

Cümleler… simsiyah kalemle yazılan rengarenk cümleler…. Nereye gideceği belli olmayan tatlı şeyler…

Tatlı acı, tatlı sert, tatlı cadı… Kelimeler mi kararsız insanlar mı bilinmez…

Kararsız değilim, bugün çocukluğumun bütün kapı zillerini çalıp kaçıyorum… Adrenalini yüksek, dizlerimi parçalayan bir düşüşle, camda seyreden seyirci, dost, çanak tutan… Çocukluğunu yaşamamış bir anne seyirci… Küçük bir kız çocuğundan çalınmış gözlerle bakıyor… Bağıra çağıra tepelerden koşarak geliyorum, gece yarısı, bütün iyilikleri dökülüyor dizlerimin dibine, kapı önüne yığılıyorum… Çocukluğumdan kaçan cümlelerim var benim, yıllardır seferi…

Bir mektup gelir uzaklarda küçük bir kızdan “sana bir şey söyleyeceğim, birisi var…” Birisi var…. bu nabız atışları yüksek olan bi cümle. Şimdi yan yana değiliz ki hallerinden anlayayım. Mutlaka bu cümlenin kurulması gerekiyor uzakta olunca. Birisi var. Birisi var. Birisi var.

İçindeki kirli kanı temizlemelisin. Sokaklara çıkmalı ve yükselmelisin. Ben seviyorum o hali… Yükseklik… Bazen içindeyken değil belki geçince. İçindeyken de aslında seviyorum o yükselmeyi. Müziği ayrı duyuyorsun, kitabı ayrı okuyorsun, insanları ayrı görüyorsun, duyguları ayrı yaşıyorsun. Cesur oluyorsun bir de. Her konuda. Yürüyorsun mesela… dünyanın en büyük işi bu olsa gerek… ayakların kanatların olmuş, bir de içine çekip dünyanın en güzel nefesini, havası güzel hayallerinle elele….

Hem zarif, hem hoyrat… nasıl olacak diyeceksiniz belki ama böyle bir cümle… mesela bir çiçeğin tomurcuğu patlatması gibi… toprağın üzerinde başkaldırması gibi…

Cümlelerden bir bomba hazırlayıp kendime, çekilebilir miyim kenara, bir kitap arasında ölebilir miyim? Gidebilir miyim gereğinden fazla kalmadan…

Mevsimlerin kızı Eylül... Eylül'ün ise en bebek saati... Ankara'da... Bir Seher Vakti doğmuşum... Çok seher vakitleri görüp günler devirmişim, Büyümüşüm, büyürken düşüp kalkmışım, Hayatı sevmişim herşeye rağmen, Hayatın bir okul olduğunu, sevinçler, kederler, başarılar, başarısızlıklarla dolu, ama herşeyin geçici olduğunu görmüşüm... Geçici olan bir çok şeyi yazarak kalıcı kılmışım, yazmayı ve okumayı çok sevmişim.. Ne yaparsam yapayım aşk'la yapmayı seçmişim... dil'den değil kalp'ten olsun diye cümlelerime çok özen göstermişim. Sevmişim, sevilmişim, en çok aşk'ta takılıp kalmışım... evlat tatmışım, iyi evlat olmaya çalışmışım, vatanımı, bayrağımı çok sevmişim... İstanbul'a hayran kalmışım, böylece şehirlerin en güzelinde yaşamayı seçmişim... Halen dostalarımın ve ezelden beri var olduklarını düşündüğüm dostluklarımın tadını çıkarmaktayım...

Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Yorumlarınızı merak ediyoruz.x
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.