İÇİMİZDEKİ BOŞLUK
Ömrümün çoğunu bozuk para gibi her yere saçmıştım. Ne kıymetini bilebilmiştim, ne de tek bir yerde kök salıp hatırı sayılır bir yaşama erebilmiştim. Ta ki şimdiye kadar!
İçimde öylesine büyük bir boşluk vardı ki, ne olduğunu bulabilmem uzun zamanımı aldı. Ama asla vazgeçmedim sebebini aramaktan. Nasıl saldırdım her yere, herkese tahmin bile edemezsiniz. “Doydum” deyip yemek sofrasından kalkacağımız zaman, dedem elini uzatır midemizin üzerine koyar, “Bak, burada hâlâ boşluk var” derdi, yemeden yarım bıraktığımız tabağın içindeki yemeği bitirelim diye. Elinizi koyun iki göğsünüzün arasına. Kapayın gözlerinizi. Düşünün! Ama aklınızı bir kenara bırakın, kalbinizle düşünün. Orada ufacık da olsa bir boşluk kalmış dolduramadığınız… Doyuramadığınız… Bu kötü bir şey değil. Eksik kalacaksınız sanmayın ölene kadar. Tamamlanacaksınız. İsteyin yeter ki!
‘Geç kalmış olmak’ diye bir şey yok. ‘Yetişmeye gönlü olmamak’ diye bir şey var. Tembeliz; hem de haddinden fazla! Bir de kadercilik oyunumuz var. Acıtasyon, entrika, kaos, ıstırap, şehvet, ihtiras… Pardon, pardon! Türk Filmleri’ndeydi onlar değil mi?
2023 Yılı’nın başlarıydı. Nasıl perişanım, nasıl gergin… ‘Canım’ diyene; senin canına da, cananına da…’ diye başlayan kibar cümleler kuruyordum. ‘Çok kibarımdır. Söylemiş miydim?’ O zamanlar yaşadığım ‘korkunç zamanlardı’ diye bir zamanlar adlandırdığım, kendime yaptığım yolculuklarımmış. İşin ilginç yanı ise hiçbir dert, tasamın olmadığı zamanlarımdı. Kötü diyebileceğim tek bir anımı anımsamıyorum.
Ne yaptım biliyor musunuz? Saklandım! Kendimden saklandım üstelik. “Başkalarından bana ne” diyebileceğim yaşlarıma gelmiş olmamın da yardımı olmuştu tabii ki. Umarım benim kadar geç kalmazsınız.
‘İnziva hâli’ derler ya, tam da o hâldi saklandığım yer. Korunaklı ve bir başına…
Tavsiyeleri sevmeyiz ama ‘itiraf etmeliyim ama buna ben de dâhilim’ yine de tutamayacağım çenemi her zamanki gibi! Yalnız kalın, dinleyin kendinizi. Doymayan, boş kalan yerinizi keşfe çıkın. Bulacaksınız! Nasıl mı? Bilmiyorum! Ama şöyle olacak büyük bir ihtimalle… Önünüze bir yazı çıkacak tesadüfen, ya da bir şarkı sözü duyacaksınız. Yanınızdan biri geçecek söylenerek veya biriyle konuşarak; içinde, sorunuzun cevabını bulacaksınız. Ayağınız bir yere takılacak, düşecek gibi olacaksınız. Neye takıldığınıza baktığınızda, aklınıza takılanı bulacaksınız. Bir rüya göreceksiniz mesela. Haber verecek nerde eksik kaldığınızı…
İşaretler olacak; yönünüzü de, kendinizi de bulabilmeniz için! Gözünüze sokacak hâli yok ya evrenin. Bir zahmet görüverin. Ben gördüm! “İlk işareti, tak diye yakaladım” diyecek kadar ne ahmağım, ne de aptal… Ama o yoldaydım. Takipteydim. Pes etmiyordum. Hayat da baktı ki bu kadın azimli, bırakmayacak yakasını; gözüme sokacak kadar yaklaştırdı işaretleri bana.
Yapışın yakasına hayatınızın! Azmi ve deli cesaretini seviyor insafsız hayat.
Size, sizden başkası yardım edemez. Sizi, sizden iyi kimse bilemez. Kimsenin de umurunda değilsiniz zaten. ‘İtirazı olanlara bir teklifim var. En yakınınıza, sevdiğinize, evladınıza, eşinize, arkadaşınıza dirsek gösterin. Yumruğu yerken koruyun kendinizi ama… Ben karışmam! Denemesi bedava…
Boş yerleri dolduralım hanımlar, beyler… Kendinizi çok sevin çünkü kimse sizi sizin sevdiğiniz kadar sevemeyecek. ‘Sevmeyecek’ demiyorum bakın, ‘sevemeyecek’ diyorum. Benim yolum sizlere çıkıyormuş. Buldum! Siz de bulun yolunuzun nereye çıktığını. ‘Sevgiye…’ gibi klişe kelimelere girmeyin lütfen. Çünkü kendinizi sevemeden, başkasını sevemezsiniz.
Seviyorum sizi…

1973 Manisa doğumluyum. İşletme Fakültesi mezunuyum. Otuz seneye yakın özel sektörde görev aldım. Kariyerimin son 15 senesini yüksek öğrenim yurt müdüresi olarak tamamladım. Basılmış bir adet kitabım bulunuyor. Bazı dergi ve blogların yazarıyım. Bir defter ve bir kalemle hayatın anlamını buldum.



Neden daha önce karşıma çıkmadı bu blog, Şale hanım, harika bir anlatım diliniz, güzel temiz Türkçe ve sıkılmadan okunan harika yazılar.
Pazar yazısı niyetine gelmiştim ama bu hafta pazar yazısı eklenmemiş. Sizin yazınızı Pazar Yazısı niyetine keyifle okudum, keyifli, akıcı, herkesten birer parça içeren güzel bir yazı kaleme almışsınız, emeğinize sağlık.
Yazılarınızı okurken satırlar arasında kendimden parçalar bulmak çok hoşuma gidiyor, yalnız olmadığımı bilmek güzel bir duygu. Kaleminize sağlık
Kendisini sevmeyi başaramayan insanın hayatta başarılı olabileceğine inanmam. Kendini sevmeyen kendine değer de vermez. Sevmek, sevilmek kadar kızmak, isyan etmek de lazım bu hayatta. Kaleminize sağlık.
Kalemine sağlık bende seni seviyorum.