Hayatımın büyük bölümünü çocuklarla, sınıflarda geçirmiş emekli bir ilkokul öğretmeniyim. Öğretmenlikten emekli oldum ama yıllar içinde şunu öğrendim: İnsan öğretmenlikten emekli olsa da öğretmen olmaktan vazgeçemiyor. Çocukların sorularına, hayatın küçük ayrıntılarına ve insanların hikâyelerine farklı bir gözle bakmaya devam ediyor.
Şimdi Güvercinlik'te, denizin hemen kıyısında, babamdan kalan ve yıllar içinde yenilenen eski köy evimde yaşıyorum. Çiçeklerle dolu bahçem, iki kızım ve üç torunum hayatımın en güzel parçaları. Torunlarım büyürken onların sorularını, hayallerini ve geleceğe dair kaygılarını dinliyor; bazen bir anneanne, bazen de hâlâ bir öğretmen gibi düşünüyorum.
Bu köşede aileyi, sevgiyi, anneliği, torunları, emeklilik hayatını ve çocuklarımızın geleceğine dair endişelerimizi kendi yaşadıklarımdan yola çıkarak anlatacağım. Kızlarımdan birinin yurt dışında yeni bir hayat kurma kararının bende bıraktığı duyguları da zaman zaman paylaşacağım.
Belki bazen bir anne, bazen bir anneanne, ama en çok da emekli bir öğretmen olarak yazacağım. Çünkü öğretmenlikten emekli olabilirsiniz; öğrenmekten, düşünmekten ve paylaşmaktan asla emekli olunmuyor.
Ben Nermin Öğretmen. Sınıfım artık denizin kıyısındaki küçük bahçem. Öğrencilerim ise hayatın kendisi.