Son günlerde piyasalardan yükselen o tatlı, o iç okşayan fısıltıları siz de duyuyor musunuz? Piyasalar durmuşmuş, kimsede para kalmamışmış, herkes birbirine borçluymuş da çarklar bir türlü dönmüyormuş… Özlem Gürses ekran başında yine felaket tellallığı yapıyor, tüccarın, esnafın, iş insanının “Yandık, bittik” feryatlarını aktarıyor.

Aman efendim, ne kadar abartılı, ne kadar haksız bir yaklaşım! Şaşırarak izliyoruz.

Neden mi?

Çünkü biz Sayın Bakanlarımızın, ekonomi kurmaylarımızın açıklama yaptığı o “paralel evrendeki Türkiye”yi pek bir seviyoruz. O evrende çarklar öyle bir dönüyor ki, gıcırtısından kendi sesimizi duyamıyoruz. Ama maalesef, sabah uyanıp dükkânların kepengleri açıldığında ya da bilançolara bakıldığında kendimizi bir borç illüzyonu’nun ortasında buluyoruz.

Gelin, şu “iş dönmüyor” masalının ardındaki acı-komik gerçekliği bir kesip biçelim.

Hani derler ya, “Ameliyat çok başarılı geçti ama hasta vefat etti.“ İşte bizim ekonomi politikasının şu anki özeti tam olarak bu.

Faizler yukarıda süzülüyor, sıkılaşma adımları tıkır tıkır işliyor, enflasyonla mücadele kapsamında piyasadaki sıcak para devasa bir elektrik süpürgesiyle çekilmiş gibi yutuluyor.

Likidite kurudu mu? Kurudu.

Bankalardan kredi almak, ejderha yumurtası bulmaktan daha zor hale geldi mi? Geldi.

Ama kabul edelim, grafiklerimiz harika görünüyor! Sayılar çok şık, sunumlar pırıl pırıl.

İşin komik tarafı şu: Piyasa dediğin mekanizma, herkesin birbirine güvendiği ve nakit akışının kılcal damarlara kadar ulaştığı bir ekosistemdir.

Şimdi bakıyoruz; Ahmet Mehmet’e borçlu, Mehmet Veli’ye çek yazmış, Veli ise ödemeyi alabilirse işçisinin maaşını ödeyecek.

Ortada para var mı?

Yok.

Ama kağıt üzerinde herkes milyoner! Herkes birbirine borçlu olduğu için devasa bir hayali ticaret dönüyor. Çarklar dönmüyor ama borçlar öyle bir dönüyor ki, başımızı döndürüyor.

Eskiden ticaretin bir raconu, bir vadesi vardı. 30 gün denirdi, 60 gün denirdi. Şimdi vadeler öyle bir esnetildi ki, kuantum fiziğine konu olur.

“Abi çekin vadesi ne zaman?”
“İnşallah seneye sonbahara yeğenim…”

Kredi kanalları kapalı olunca, reel sektör kendi içinde “gayriresmi kredi mekanizması” kurdu. Esnaf esnafı fonluyor, ama ortada fonlayacak para olmadığı için karşılıklı jestler ve temenniler fonlanıyor. “Halledeceğiz”, “Pazartesi hesaba geçer”, “Şu tahsilatı bir yapayım ilk iş sensin” masalları, Türk ticaret literatürünün ana para birimi haline geldi.

Merkez Bankası’nın yüksek faiz politikasıyla parayı pahalılaştırıp talebi kısmasını anlıyoruz, ekonomi teorisi bunu söyler. Fakat unuttukları küçük bir detay var: Bizim piyasada talep kısılmıyor, talep pıhtılaşıyor. Para bir yerde takılıp kalıyor ve aşağıya akmıyor.

Zamanında çokomelle başlayıp gözlerdeki ışıltıyla devam eden ekonomi yolculuğumuzun geldiği noktada, herkesin cebine akrep girmiş durumda. Kimse ödeme yapmıyor, ödeme gelse bile o parayı tutmak zorunda. Zira yarın ne olacağını bilmiyor.

Tüccarla konuşuyorsunuz, “Satış yapamıyorum” diyor. Üreticiyle konuşuyorsunuz, “Maliyeti kurtarmıyor” diyor. Tüketiciyle konuşuyorsunuz, “Kartın asgarisini ödedim, mucize bekliyorum” diyor. Peki bu kadar yokluğun içinde bu ekonomi nasıl ayakta duruyor?

Cevap basit: Duayla, umutla.

Biz piyasanın kilitlenmesini bile “Yahu herkes herkese borçluysa, aslında kimsenin kimseye borcu yok demektir, mahsuplaşsak biter” mantığıyla tebessümle karşılayabilen nadide bir milletiz.

Özlem Gürses’in veya diğer habercilerin bas bas bağırdığı, esnafın kan ağladığı bu tablo bir felaket senaryosu değil, acı bir gerçekliktir.

Çarkların dönmesi için yağ lazımdır, o yağ da piyasadaki nakittir, güvendir, öngörülebilirliktir.

Eğer siz musluğu tamamen kapatır ve “Haydi bakalım şimdi koşun” derseniz, piyasa koşmaz, durur ve birbirine bakar. Tıpkı şu an olduğu gibi.

Yine de enseyi karartmayalım efendim. Nasıl olsa bir sonraki çeyrekte “toparlanma emareleri” göreceğimiz söylenecek, biz de yine her zamanki gibi borcu borçla kapatıp, dönmeyen çarkın etrafında halay çekmeye devam edeceğiz.

Ne de olsa, işler tıkırında…

Yeter ki hangi tıkırtıdan bahsettiğimizi sormayın.

Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler

Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.