Devlet-ül Âlâ
Bir zamanların Cihan Devleti Osmanlı İmparatorluğu, Duraklama, Gerileme ve Dağılma (Çöküş) döneminde sadece toprak kaybetmekle kalmaz, mali açıdan da zor duruma düşer. Sefere çıkılmadığı için savaş ganimetinden mahrum, haraca bağlanan devletler birer birer bağımsızlığını ilan ettiği için oradanda geliri yok, üretim zaten yok, doymak bilmeyen Yeni Çeriler bir taraftan, sarayın ihtiyaçları diğer taraftan hazine kısa sürede boşalır.
Çare dış borçlanma ama aslında o da çare olmaz. Borç veren ülkeler eldeki gelir getiren ne varsa alacaklarına istinaden el koyar.
Hani hep derler ya “TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR” diye.
Aslında öyle değil o.
Doğrusu;
“TARİH DEĞİL, HATALAR TEKERRÜR EDER”
Bu sözün sahibi kim bilir misiniz? ‘Abdulhamit Han‘
Boşuna dememişler “Tecrübeyle Sabittir” diye.
Türkiye Cumhuriyeti yokluklar içerisinde kuruldu, Osmanlıdan kalan borçlar ödendiği gibi Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren sayısız fabrikalar kuruldu.
Gölcük Tersanesi, Eskişehir Hava Tamirhanesi, Şeker Fabrikaları, Kırıkkale ElektrikSantrali ve Çelik Fabrikası, çimento fabrikaları, bez fabrikaları… Liste uzun, adım adım, öz sermaye ile, alın teri ile, fedakarlıklarla kuruldu her biri.
ve SÜMERBANK. Rusyadan alınan kredi ile gene Ruslar tarafından projelendirildi. Bünyesinde demir-çelik tesisleri, çimento fabrikaları, kağıt ve selüloz üretim sanayileri barındırdı.
Devlet memurlarına ve devlete çalışan işçiye yılda yanılmıyorsam iki kere Sümerbank çekleri dağıtılırdı.
Sümerbak’ın satış mağazalarına gidilir, herkes elindeki çek tutarı kadar ihtiyaçlarını karşılardı. Aklınıza ne geliyorsa. Kumaş, basma, elbise, takım elbise, neye ihtiyacı varsa alırdı…
İşte bu değerler birer birer yok edildi.
Satıldı, kapatıldı çürümeye terk edildi.
Üretim sıfırlandı. İhtiyaçlar dışardan karşılanmaya başlandı.
Dışardan alıyorsun da elin gavuru bedava vermiyor ki.
Devlet para kazandıran ne varsa satınca, kasadaki para suyunu çekmeye başladı. Zam tamam da bir yere kadar.
İşte bu noktada, zeka küpü danışmanlar ağı tarih kitaplarını karıştırmaya başladı muhtemelen.
Acaba Osmanlı ne yaptı çökerken?
Parayı nereden buldu?
Ve içlerinden en zekisi sorunun yanıtını da, Devlet-ül Âlâ’nın içinde bulunduğu zor durumdan çıkmasının yolunu da buldu.
YENİ VERGİLER
Hani son günlerde dilden dile dolaşan, geyiği yapılan BEKARLIK VERGİSİ var ya, Osmanlıdan alıntı.
İşin kolayını buldular nasıl olsa.
Önümüzdeki günler, haftalar, aylar, umarım yıllar olmaz, boyunca hayatımıza sokulma ihtimali olan vergi türleri aşağıda sizler için sıralanmıştır.
| Şer-i Vergiler | ||
| Adet-i Ağnam | : | Hayvan Vergisi |
| Bac-ı Bazar | : | Çarşı Pazar Vergisi |
| Çiftbozan | : | Ekmeyenden Alınan Vergi |
| Mücerred | : | Bekarlık Vergisi |
| Bennak | : | Evli Erkekten Alınan Vergi |
| Arusane | : | Evlenen Kızdan Alınan Vergi |
| Cerime | : | Suç İşleyenden Alınan Vergi |
| Yave | : | Kayıp Hayvandan Alınan Vergi |
| İhtisap Resmi | : | Damga – Ölçüden Alınan Vergi |
| Amadiye | : | Gümrükten Alınan Vergi |
| Örfi Vergiler | ||
| Avarız | : | Afetten Alınan Vergi |
| Bad-ı Heva | : | Tazminattan Alınan Vergi |
| Resm-i Sürsat | : | Ordu İçin Alınan Vergi |
| Derbent | : | Köprü İçin alınan Vergi |
| Resm-i Nüzul | : | Ordu İçin Alınan Vergi |
| Seferiye | : | Ordu İçin Alınan Vergi |
| Hazariye | : | Ordu İçin Alınan Vergi |
Şimdi, yukarıdaki vergileri iyice hafızanıza kazıyın. Yakındır, allarlar pulalarlar bu vergileri sırayla yapıştırırlar. Eğer sürprizlerden hoşlanan bir bünyeniz varsa bu devir sizin devriniz. Her gün yeni bir sürpriz, her gün yeni bir heyecan.
Sloganları da hazır
Biz Allah’a inanıyoruz, onlar NAKİT ödüyor

Profesyonel baba, amatör yazar, sorgulayan, araştıran, teknoloji düşkünü, düne takılmayıp yarını yaşamayı seven doğuştan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı.
Eşimle beraber kaleme aldığımız yazılarımızı bir arada tutabileceğimiz, bir nevi arşiv olarak kullanabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bir site kurma kararı aldığımızda Garip1Blog ortaya çıktı.
2018 de iki kişiyle başlayan yolculuğunuza zaman içerisinde aramıza katılan dostlarımızla yolumuza devam ediyoruz
Gelir kaygısı olmadan kendi yağıyla kavrulan sitemizde, sinir bozucu reklamlarla boğuşmadan, kahvenizi veya çayınızı alıp, bir birinden güçlü ve değerli kalemlerin yazılarını okurken keyifle vakit geçirebilirsiniz.


