Iqbal Masih
Gelişmekte olan ülkelerde çocuk emeği istismarı sembolü olmuş Pakistanlı bir çocukdur İqbal.
1982 yılında Pakistan’da Lahor’un çevresindeki bir sanayi şehri olan Muridke’de doğdu. Daha 4 yaşında iken ailesi tarafından borçları karşılığı çalıştırılmak için satıldı.
Iqbal Masih, ailesinin bir halıcıdan aldığı 600 rupilik (12 ABD Doları) aldığı borcu ödeyemediği için, borçlarına karşılık esir olarak çalışmaya gönderildi. Burada haftanın 7 günü 14 saat çalıştırıldı. 10 yaşına geldiğinde ise sadece 27 kiloydu. Ailesinin borcuna karşılık günlük 14 saat çalışması sadece 3 ABD Senti (krş) kapatıyordu. Çevresinde kendisi gibi konuşmaya bile korkan 30 çocukla birlikte tutsak olarak 6 sene yaşadı.
Çocukların hemen hepsine sadece hayatta kalmalarına yetecek kadar su ve yemek veriliyordu, tabii bunun da bir sebebi var: Onları mümkün olduğu kadar küçük tutabilmek… Çünkü en pahalı halıları ancak o küçücük parmaklar dokuyabiliyordu.
Iqbal Masih, 10 yaşına geldiğinde Pakistan Yüce Mahkemesinin esir çalıştırmanın yasak olduğunu ilan ettiğini öğrendikten sonra çalıştırıldığı yerden kaçtı. Buna rağmen polis tarafından yakalandı ve çalıştığı yere geri gönderildi, polis tarafından kaçmaması için bağlanması önerildi.
Bir gün kasabada Bonded Labor Liberation Front (BLLF) adlı aktivist bir grubun toplantısı olduğunu duydu, toplantıya gitmek için İkbal tekrar kaçtı ve Pakistan Esir Emekçiler Kurtuluş Cephesi’ne katıldı. Orada Derneğin lideriyle konuşup yardımını isteyen Iqbal kısa sürede onu köle taciri patronlarının elinden kurtaracak gerekli evrakları hazırladı. Evraklarını fabrika sahibine bizzat elden verme konusunda ısrar etti çünkü orada arkadaşlarına seslenebilecekti: “Korkmayın. Her şeyi öğrendim. Benimle gelin. Sizler özgürsünüz.“
Fabrikaya geri dönüp evrakları adama verdiğinde patron öfkesinden kendini kaybetse de hiçbir şey yapamadı ve masih diğer çocukları da peşine takarak ilk gününde kendisiyle beraber 30 çocuğu özgürlüğüne kavuşturdu.
Tüm dünyada çocuk işçileriyle ilgili konuşmalar yaptı.
İkbal bu dönemde okula gitmeye karar verdi. Okuma yazma öğrenmek ve eğitim almak için Bllf ‘in burslu okullarından birine başlayan İqbal’in konuşma yeteneği ve liderlik gücü çok kısa sürede farkedildi. 4 senelik okulunu 2 senede tamamladı.
Küçük bir bedene sahip olmasına rağmen büyük bir ruha sahip olan Iqbal Masih köle gibi davranılan ve küçük yaşlarına rağmen ağır şartlarda çalıştırılan çocukların hakları için büyük çaba gösterdi.
Çeşitli aktivistlerle ve gazetecilerle konuşan Masih kalabalıklardan korkmadan yüzlerce kişinin önünde güçlü konuşmalar yapabilen küçücük bir hatipti.
Reebok insan hakları ödülünü kazandığında konuşma yapmak için Amerika’ya giden İqbal hayatı boyunca yaşayamadığı çocukluğunu kısa bir süre için orada yaşadı. Favorisi Bugs Bunny çizgi filmleriydi. İsviçre ve Amerika’da birçok okulda konuşma yapan Iqbal farkında olmadan başka çocukların da hayatını değiştiriyordu.
İqbal’in hayali çocuk tacirlerinden kurtulan küçüklerin sığınıp eğitim alabileceği bir okul ve yurt yaptırmaktı. Reebok’tan kazandığı 15.000 doları da bu amaç için biriktirdi. “Avukat olmak istiyorum. Henüz kendini savunamayacak kadar küçük olan, seslerini çıkartmaya bile korkan dostlarımın haklarını savunmak istiyorum.” diyordu.
Ne yazık ki sevenleri İqbal’i tanımaya ve ismini öğrenmeye başladıkça halı mafyası ve tefeciler de onun yüzünü ezberlediler. “İşte ortalığı karıştıran, bizi onca paradan eden başbelası çocuk.” diye hem kendileri hem akrabaları İqbal’e ve derneğe tehdit yağmurları yağdırmaya başladılar. Pakistan’ın önemli ekonomik güçlerinden biri olan hatta seçim sonuçlarını bile etkileyebilen kocaman (!) halı mafyası küçücük İqbal’den korkar olmuştu, o da bunun farkındaydı. “Şimdi işler değişti. Eskiden ben patronlarımdan korkuyordum. Şimdi onlar benden korkuyor.” diye gülüyordu. Pek çok insanı dinlemeyip aktivizm hayatına kaldığı yerden devam etmek için 1995’te tekrar Pakistan’a döndü.
Amerika’da arkadaşlarına söylediği son söz “Başladığım işi bitireceğim.” di.
Çocuk işçiliğine karşı verdiği mücadele dünya çapında duyulmaya ve ses getirmeye başlayınca 16 Nisan 1995 günü ailesini ziyarete gittiği köyünde kuzenleriyle bisikletle gezerken üzerine ateş açılarak henüz 12 yaşında iken öldürüldü. Iqbal Masih’in bu ölümü örtbas edildi ve herkes susturuldu.
İqbal Masih öldürülmüş olsa bile onun izinden gidenlere büyük bir cesaret vermişti.
Onun etkilediği ve mücadele ruhunu kazandırdığı çocuklardan birisi olan Craig Kielburger onun bıraktığı yerden mücadeleyi sürdürmeye devam etti. Craig Kielburger Önce 12 dolara satılan ve 12 yaşında öldürülen İqbal’in anısına çocuksu bir şekilde “12 tane 12 yaşında çocuk” adında grub kurdu.
İsviçre’de ve Amerika’da İqbal’in ziyaret ettiği okullarda tanıştığı pek çok çocuk ulaşabildikleri herkesten 12 dolar isteyerek Masih’in hayali olan okulun kurulması için gereken parayı toplamaya başladılar. Sonra Free The Children derneğini kurdu ve dünyanın 45 ülkesinde 650’den fazla okul açtı.
***
Iqbal Masih’in hikayesini 1 Mayıs günü yayınlayacaktım ama vaz geçtim. Onun hayatı sadece 1 Mayıslarda hatırlanacak bir hayat değil çünkü.
12 yaşında 27 kg ağırlığında dünya çapında milyonlarca çocuğun hayatını etkilemiş, öldürüldükten sonra bile dokunduğu hayatlar onun hayalini yerine getirmek için mücadele etmiş ve 45 ülke de 650’den fazla okul açtırabilmiş koca bir devden bahsediyoruz.
Herkesin okuması, bilmesi gereken bir hayat Iqbal Masih’in hayatı.

Profesyonel baba, amatör yazar, sorgulayan, araştıran, teknoloji düşkünü, düne takılmayıp yarını yaşamayı seven doğuştan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı.
Eşimle beraber kaleme aldığımız yazılarımızı bir arada tutabileceğimiz, bir nevi arşiv olarak kullanabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bir site kurma kararı aldığımızda Garip1Blog ortaya çıktı.
2018 de iki kişiyle başlayan yolculuğunuza zaman içerisinde aramıza katılan dostlarımızla yolumuza devam ediyoruz
Gelir kaygısı olmadan kendi yağıyla kavrulan sitemizde, sinir bozucu reklamlarla boğuşmadan, kahvenizi veya çayınızı alıp, bir birinden güçlü ve değerli kalemlerin yazılarını okurken keyifle vakit geçirebilirsiniz.


