Kristof Kolomb ve Keşifler Gerçeği – 5. Bölüm
Bölüm 5
İlerleyen zamanda, keşifçiler için, altın bulmak biraz emek ve zaman gerektirdiği için, ek kazanç yolu olarak yerli insanları köleleştirip Avrupa pazarlarında satmayı düşündüler. Afrika’dan köle getirilmeye başladılar.
Çünkü bir kölenin bir yıllık yaşama maliyeti sahibine 10 dolara ancak geliyordu. Ama bir köle üzerinden, o dönem için 250 dolar kazanmak mümkündü.
Afrikalı zenciler, silah gücüyle meydanlarda toplanıp, kadın erkek çırılçıplak soyulurdu. Gemi doktoru bunları kontrolden geçirir, en sağlamlarını ayırırdı.
Sağlam olarak ayrılıp satışa sunulacakların göğüslerine, ateşte kor haline getirilmiş bir demirle, İngiliz, Fransız yada Hollanda şirketlerinin damgası vurulurdu.
Böyle kızgın demirle damgalanan insanlar, birbirlerine boyunlarından bağlanmış olarak, kamçı ve silah zoruyla kıyıya getirilip, gemiye yüklenmeyi beklerlerdi.
Köle olarak gemiye yüklenen bu insanlar, tabut büyüklüğünde ayrılmış, karanlık, ıslak gemi ambarlarında, kendi pisliklerinin içinde, birbirlerine
prangalarla bağlanmış olarak götürülürlerdi.
Bu insanların kaldıkları yerin yüksekliği 45 cm civarında olurdu. Bu talihsiz insanların, bir taraflarına dönebilmeleri bile mümkün değildi.
Çektikleri acı ve boğulma duygusu o kadar büyüktü ki, bu esmer insanların bir kısmı kısa sürede deliriyordu.
Bu öyle bir acıydı ki, bazen denizciler ambar kapaklarını açtıklarında, çoğunu ölmüş buluyordu. Bazıları umutsuzca nefes almaya çalışırken, birbirlerini öldürebiliyordu.
Bu acılarını sürdürmektense, fırsat bulur bulmaz denize atlayıp intihar edenler çok olurdu. Köle güvertesinde o kadar çok kan ve pislik olurdu ki mezbahayı andırırdı.
Bu şekilde götürülen zencilerin yarısı, satış noktasına varmadan ölüyordu. Ama kazanç o kadar büyüktü ki, bu şekildeki köle ticareti asırlarca sürdü.
Köle ticaretini İngilizler ve Hollandalılar kısa sürede ele geçirdiler.
Güney ve Orta Amerika’da yerlilerin çoğu öldürülünce, Avrupalı işgalciler tarımda çalıştıracak yeterli insan bulamaz olmuşlardı. Bu amaçla, 1800 yılında, Kuzey ve Güney Amerika kıtalarına 10-15 milyon arasında zenci, köle olarak taşındı. Fakat bu sayı Afrika’da yakalananların yalnızca üçte biriydi.
Gerisi, bu olaylarda öldü.
Bu vahşetten rahatsız olan bir katolik papaz, durumu bir mektupla Kilisenin en üst makamına sorduğu zaman, Kilise’den şöyle bir cevap alır.
“Mektubunuzu inceledik. Hepsi vicdanlı, erdemli kişiler olarak bizler, konuyu tartıştık. Konu hakkında hiç rahatsız olmanıza gerek yok. Bu tür ticaret haram değildir. Bizler de işlerimizde bu kölelerden kullanmak için satın alıyoruz. Kaygı duymayın” diye Kilise cevap yazmıştı.
Yani sevgili dostlar, Avrupa’nın Din kurumu da, her türlü haksızlığın, hırsızlığın, katliamın, soykırımların ortağıdır.
Hz. İsa’nın kemiklerini sızlatmışlardır. İsa’yı da, İncil’i de, Meryem’i de ticaret ve kazanç malzemesi olarak en üst düzeyde pazarlamışlardır.
Son yıllarda da Müslümanlığın din kurumlarının ve sözde din adamlarının, her türlü kötülükle ve vatan hainliğiyle iç içe olması, yine batı emperyalizminin kontrolüne girmelerindendir…
Devam Edecek
Yazı dizisi “Kenan Özek” tarafından kaleme alınmıştır.
Kristof Kolomb ve Keşifler Gerçeği – 4. Bölüm
Kristof Kolomb ve Keşifler Gerçeği – 3. Bölüm
Kristof Kolomb ve Keşifler Gerçeği – 2. Bölüm
Kristof Kolomb ve Keşifler Gerçeği – 1. Bölüm

Profesyonel baba, amatör yazar, sorgulayan, araştıran, teknoloji düşkünü, düne takılmayıp yarını yaşamayı seven doğuştan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı.
Eşimle beraber kaleme aldığımız yazılarımızı bir arada tutabileceğimiz, bir nevi arşiv olarak kullanabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bir site kurma kararı aldığımızda Garip1Blog ortaya çıktı.
2018 de iki kişiyle başlayan yolculuğunuza zaman içerisinde aramıza katılan dostlarımızla yolumuza devam ediyoruz
Gelir kaygısı olmadan kendi yağıyla kavrulan sitemizde, sinir bozucu reklamlarla boğuşmadan, kahvenizi veya çayınızı alıp, bir birinden güçlü ve değerli kalemlerin yazılarını okurken keyifle vakit geçirebilirsiniz.


