İKİ YIL SAVAŞLARI (MASALIMSI) Beni siyah zırhıyla dinliyorduİçinde küllendirdiği ateş tekrar tutuşmak üzereydiİzin vermiyordu suskunluğu.....Mutlu günlerin yeşil yolları vardı, yağmurları vardı küçük ...
Baharın en coşkulu günleri. Çiçeklerin kokusu geliyor her taraftan. Kiraz çiçeklerini görmeye gelen kalabalığın keyfi, çocuk sesleri, kuş cıvıltılarıyla adeta bayram yeri sokaklar. Rengârenk, doğa, ağ...
Kalemin huzursuzluğundan bir şeyler yazacağı belliydi… Ben aracıyım sadece. DOĞDUĞUMDAN BERİ :Çok fazla şey var ya hu geriye dönüp baktığımda…çok da çabuk geçti gibi…yok aslında, uzuuun uzuuun yaşandı...
Kimyayı öğretiyorlar bizeSonra aşka kimya diyorlar… Kimyanın tutması… Geçici bir kimya hali!Elektriği anlatıyorlar okulda…Sonra soruyorlar, elektrik aldın mı?Zıt kutuplar çeker birbirini diyorlar...
ZAMANDA AŞK’A DÖNÜŞ her anahtar sesinde geldin sanıyorum, kapının önünde misin? Vladimir Mayakovski!geçmişe döndüm, bana olan aşkını yazdırdım tüm sayfalara…bütün sevgililerden özür dileyerek… sözleri...
Sakız Hanım anlatıyor… Sevdiğim,Ezelim,Ah benim ebedim…Bir gül ki, gülsün kalbim.Haydi! Yüzümüzü denize dönelim… Gül sen, gülsen ne olur?Bir damla gözyaşına, Dökülür yaprağım, dalım paramparça o...
Kalem ya bir bıçak gibi tutulur, ya da bir çiçek demeti gibi… Nasıl tutulduğunun, tutana bağlı olduğu düşünülse bile, aslı; o kalemi, o ele tutuşturana bağlıdır. Çiçek demetini düşününce burnuma nergi...
1986 yılının Eylül ayında başlayan otuzsekiz yıllık bir aşkın kısa hikayesidir bu. Henüz delikanlılığın bozulmadığı, genç kızların masum, çekingen, utangaç olduğu yıllarda, lise sonun ilk okul günü ta...
Dün Beşiktaş’ta oturmuş kahvemi içerken, duvarın birinde bir yazı çarptı gözüme; “İsimler birer kelime sadece ve kelimeler ne anlama gelir ki…Gözlerimiz isimlerimizdir…”FAIRUZ Kaldır...
Sen, bulunduğun her yerdeVe hatta denizi olmasa bileGittiğin o şehrinDenize çıkan sokağısınSen gördüğüm özlemeye en çok değen, Hayatın aydınlık yüzü,Ege’nin mavisiMarmara’nın yunusuBoğazın...










