Üç Beyin Bir Karar Verici – İlkel Beyin
1500 santimetreküp, yaklaşık 6 kg ağılığında, 100 milyardan fazla canlı hücre ve 1 milyon kilometrelik lif bağlantısı. Çalışması için 60 vatlık bir elektrik ampulü kadar enerjiye ihtiyacı var. Tüm evrende bundan daha gelişmiş ve karmaşık yapıya sahip herhangi bir şeyin varlığı ne biliniyor ne de ispat edildi henüz.
Ambrose Bierce’a göre “Beyin: düşündüğümüzü düşündüğümüz aygıt”tır.
Sol beyin ile sağ beyin arasındaki farkı bilmeyen kalmamıştır artık. Sol taraf dil, mantık, matematik gibi doğrusal düşüncenin merkezi, sağ beyin ise sanat, müzik, yaratıcılık ve ilham merkezi. Büyük bir ihtimalle beyin ile alakalı olarak bilmediğiniz farklı hücre ve işlevsel özellikleri olan üç farklı gruba ayrıldığıdır. Bu üçü kendi aralarında sürekli iletişim kurup bir şekilde birbirlerini etkilemeye çalışsa da her birinin ayrı uzmanlığı vardır:
1. Yeni beyin düşünür. Rasyonel verileri işler.
2. Orta beyin hisseder. Duyguları ve altıncı his gibi içten gelen hisleri işler.
3. Eski beyin karar verir. Diğer iki beyinden gelen verileri hesaba katar fakat bildiğini okur, asıl kararı o verir.
Yukarda vermiş olduğum sıralamaya göre toplumu sıralarsak;
1. Bilim insanları, aydın kesim, okuyan araştıran sorgulayanlar kitle.
2. Yaşam mücadelesi veren kitle ki nüfusun büyük bir çoğunluğunu oluşturuyor.
3. Siyasetçiler.
Eski Beyin ilkel bir organdır ve evrimsel sürecin doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıktığı iddia edilir. Tehlike karşısında durmak ya da kaçmak arasındaki ince çizgiyi belirleyen kurtarıcı beynimiz olarak da adlandırılır. Sıkı durun bomba geliyor… Bu İlkel Beyin sadece insanlarda değil halen sürüngenlerde de bulunuyor. Omurgalı bütün hayvanların omurgalarının en üstünde İlkel Beyin vardır. Daha ana rahminde beynimiz gelişirken ilk oluşan parçası İlkel Beyindir. Bunu ben demiyorum, doğumdan yetişkinliğe kadar olan dönemi inceleyen yakın MRG araştırmaları, yeni beynin oluşumunun yirmi dört yaşında bile halen bitmediğini açığa çıkartmıştır.
İşte genç nesilde, eğitim, kitap okumak, araştırmak, sorgulamak bu yüzden çok önemlidir.
İnsan beyni çok karmaşık bir yapıya sahip olsa da kararlarımızı etkileyen hatta hayati kararları almamızı sağlayan beynimizin İlkel Beyin olarak adlandırılan kısmı olduğunu öğrendiğimden beri her şeyi boş verdim.
Cahil adamla başa çıkmak ne kadar zorsa İlkel Beyni kontrol etmek de o kadar zor.
Alışveriş çılgınlığı deriz ya, aslında çılgınlık falan değil, kontrollü bir şekilde yönlendiriliyoruz, farkına varmadan, ince ince işlenerek.
Pazarlamacılar, reklamcılar ve özellikle siyasetçiler insan beynini nasıl işlemeleri gerektiğini çok iyi öğrendiler. Öğrenemeyen siyasetçiler de muhalefette kaldılar. Kemikleşmiş oy kitlesini bir tarafa bırakın, sonucu belirleyen değişken oylardır siyasette.
Bütün mesele İlkel Beyne dokunabilmektedir.
Hiç ihtiyacınız yokken bir anda herhangi bir ürüne sahip olma isteği hiç mi doğmadı içinizde?
Söz konusu insan beyni ve davranış şekilleri olunca mevzu derin ve çok uzun oluyor.
Sevgili dostum Albert Einshtein der ki “Yeni bir teori yaratmak eski bir ahırı yıkıp yerine bir gökdelen dikmeye benzemez. Bu, daha çok bir dağa tırmanmaya, daha yeni ve geniş bakış açıları kazanmaya ve başlangıç noktamız ve zengin çevremiz arasındaki beklenmedik bağlantıları keşfetmeye benzer.”
Eski beyni kontrol altına alırsanız karşınızdaki insanı da kontrol altına alırsınız. Ürün satışında, siyasette, iş hayatında hatta ikili ilişkilerde bunu yapabilmek için dört adımı çok iyi uygulamak gerekir.
1. Sıkıntıyı teşhis edin.
2. İddialarınızı farklılaştırın.
3. Kazancı gösterin.
4. Eski beyne iletin.
Günlük yaşantınızda bu dört kuralı baz alarak olaylara ve kişilere göre özelleştirip İlkel Beyine iletirseniz kral sizsiniz.
Yazının başından beri İlkel Beyin diyorum ama boşuna değil, geçmişi 450 milyon yıl geriye dayanıyor. Önde gelen Nörologlardan Robert E. Ornstein’ın The Evolution of Consciousness (Bilincin Evrimi ya da Şuurun Evrimi olarak çevrilebilir) adlı kitabında derki İlkel Beyin sadece hayatta kalmamızla ilgileniyor ve milyonlarca yıldır da böyle davranıyor.
Yapılan bütün araştırmalar karar mekanizmamızda İlkel Beyinin etkisinin çok büyük olduğunu ortaya koyuyor.
Yani dostlar, İlkel Beyine hitap etmesini becerdiğiniz anda iş biter.
Kanıt mı istiyorsunuz?
Ülkenin son 18-19 yılına bakmanız yeterli.
***
Yazıda söz konusu olan İlkel Beyin ile ülkemizde son zamanlarda peş peşe meydana gelen, insanın kanını donduracak derecede dehşet verici olaylara sebebiyet verenlerin beyni ile bir alakası yoktur.

Profesyonel baba, amatör yazar, sorgulayan, araştıran, teknoloji düşkünü, düne takılmayıp yarını yaşamayı seven doğuştan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı.
Eşimle beraber kaleme aldığımız yazılarımızı bir arada tutabileceğimiz, bir nevi arşiv olarak kullanabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bir site kurma kararı aldığımızda Garip1Blog ortaya çıktı.
2018 de iki kişiyle başlayan yolculuğunuza zaman içerisinde aramıza katılan dostlarımızla yolumuza devam ediyoruz
Gelir kaygısı olmadan kendi yağıyla kavrulan sitemizde, sinir bozucu reklamlarla boğuşmadan, kahvenizi veya çayınızı alıp, bir birinden güçlü ve değerli kalemlerin yazılarını okurken keyifle vakit geçirebilirsiniz.


