KEDİ SAHİPLERİ İLE KÖPEK SAHİPLERİ ARASINDAKİ FARKLAR (FARZ-I MİSAL)

Benim daima ilgimi çekmiştir bu konu. Kedi beslemek isteyen insanlarla köpek beslemek isteyen insanlar arasında ne gibi farklar vardır.

Bu güzel canlılar insanların hayatına isteyerek mi dahil oluyorlar onu bilmiyorum ama evde (ya da hem evde hem  bahçede) hangisini besleyeceğine nasıl karar vermiştir insan? Bazen ikisini de ister. Ama kedi mi köpek mi dersek; seçimlerde bu insanların kişilikleri önemlidir ve birbirinden farklıdır diye düşünüyorum.

Gözlemlerime dayanarak ve biraz da araştırarak edindiğim sonuç şu. Öncelikle her iki taraf da sevgi dolu ve sorumluluk sahibi insanlar. Çünkü aksi durumda insan dışındaki bir canlıya evde yer vermek oldukça zahmetli. (Aslında bazı insanlar bu canlılardan daha zor ve zahmetliler ama neyse konumuz bu değil.)

Hayvanlar arasında evde ya da dışarıda hayatımızda en çok yer edinen iki tanesi kedi ve köpekler hiç kuşkusuz. Kimisi canayakın, kimisi biraz çekingen, ürkek, kimisi vahşi, kimisi vurdumduymaz… tıpkı insanlar gibi… koşulların bunda elbet payı büyük ama onların da doğalarından gelen bir takım özellikleri var tabii ki.

İş evde beslemeye gelince, ne kadar doğru yapıyoruz, ne kadar yanlış; onu henüz tam olarak çözemedim ama diyelim ki  birlikte yaşamaya karar verdik. Hangisi daha zevkli, hangisi daha kolay, hangisi zor… seçerken bizim tercihlerimiz neler? Daha doğrusu bizi bu seçimlere götüren kişilik özelliklerimiz neler?

Kediler biraz daha kolay gibi geliyor bana. Eğer onların her türlü ihtiyacını karşılar, kaprislerine, nazlı hallerine katlanırsanız tabii…

Her ne kadar kediler evlere köpeklerden daha fazla yakışıyor gibi görünse de köpekler daha uyumlu canlılar. Kedi evin ve sahibinin sahibi gibi davranırken, köpek uyumlu ve sahibinin sözünden çıkmaz olurlar iyi eğitilirlerse…

Ama benim merak ettiğim konu evlerdeki kedi ve köpeklerin birbirinden farkı değil, kedi ve köpek sahiplerinin birbirinden farkı…

Hayvanları sevmek zaten özellikli bir durum. Ama beslemek için kedi ya da köpek tercih etmenin altında yatan duygu nedir? (Çocukluğuna inmeyeceğim… her şeyi de orada aramak… yoook artık… -ama payı da yok değil-) 

Acaba kedilerin ya da köpeklerin özelliklerine mi benzer sahiplerinin özellikleri de diye düşünüyorum. Birçok kişi de düşünmüştür bunu. İlk ben  buldum demiyorum ama çok gözlemliyorum davranış şekillerini… Şimdi sadece gözlemlerimden oluşan ve sadece bana ait olan bu görüşlerimden bahsedeceğim. (Bilimsel değil, kesinliği yok, kanıtlanırlığı yok, sadece benim fikirlerim. Öyle olmayabilir, yanlış değerlendirmiş olabilirim, kimse “itiraz hakkımı kullanıyorum” falan demesin. Farklı görüşleri olanlar özelden ulaşsınlar bana… Aydınlatsınlar beni. Ki belki de insan çeşidi kadardır  buradaki farklar da…)

Kitapla başlayalım;
Kedi sahipleri kitabın yazanı, köpek sahipleri okuyanı olur.

Yemek;
En girift yemek tariflerini yapanlar kedi sahipleri; pratik, aperatif, neşeli yemekleri yapanlar köpek sahipleri.

Okul;
Edebiyatçılar kedi; fenciler, matematikçiler köpek sahipleri.

Kişilik;
Kedi sahipleri duygusal, derin, hassas; köpek sahipleri neşeli, kararlı, biraz da çocuksu.

Kedi sahipleri içe kapanık, köpek sahipleri dış dünyaya dönük (kedi içeride de çişini yapar, köpek dışarıda. Ama sebep bu değil, heveslenmeyin).

Birinin ayakları yerden kesik, diğeri sağlam basıyor yani…

Kedi sahipleri Türkiye’yi gezmek istiyor, köpek sahipleri dünyayı.

Kedi sahipleri Uzakdoğu’yu, köpek sahipleri Amerika’yı görmek istiyor.

Kedi sahipleri telefonla oynuyor, köpek sahipleri bilgisayarla.

Kedi sahipleri apartmanda yaşıyor, köpek sahipleri bahçe katında (bunun da çişle bir ilgisi yok.)

Kedi sahipleri mahmur mahmur, köpek sahipleri çakmak çakmak…

Eveeet…

Sonuç?

Hayıııır diye yükselen sesler. Ben öyle değilim, biz öyle değiliz…

Bırakın biraz da biz konuşalım her konuda… maydanoz bitkisine sevgi ve saygılarımı sunarım.

Kedi ve köpeklere bizimle yaşamak zorunda oldukları ve bize katlandıkları için de onlara çoook teşekkür ederim, onların o masum ve güzel bakan gözlerinden öperim.

Mevsimlerin kızı Eylül... Eylül'ün ise en bebek saati... Ankara'da... Bir Seher Vakti doğmuşum... Çok seher vakitleri görüp günler devirmişim, Büyümüşüm, büyürken düşüp kalkmışım, Hayatı sevmişim herşeye rağmen, Hayatın bir okul olduğunu, sevinçler, kederler, başarılar, başarısızlıklarla dolu, ama herşeyin geçici olduğunu görmüşüm... Geçici olan bir çok şeyi yazarak kalıcı kılmışım, yazmayı ve okumayı çok sevmişim.. Ne yaparsam yapayım aşk'la yapmayı seçmişim... dil'den değil kalp'ten olsun diye cümlelerime çok özen göstermişim. Sevmişim, sevilmişim, en çok aşk'ta takılıp kalmışım... evlat tatmışım, iyi evlat olmaya çalışmışım, vatanımı, bayrağımı çok sevmişim... İstanbul'a hayran kalmışım, böylece şehirlerin en güzelinde yaşamayı seçmişim... Halen dostalarımın ve ezelden beri var olduklarını düşündüğüm dostluklarımın tadını çıkarmaktayım...

Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Yorumlarınızı merak ediyoruz.x
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.