Ben Çocuğum, Haklarımla Varım

Son 16 yılda 18 yaşın altında 440 bin çocuğun doğum yaptığını, cinsel suçların yüzde 46’sının çocuklara karşı işlendiğini, çocuğun cinsel istismarında Türkiye’nin dünya listesinde 3. sırada olduğunu biliyor musunuz? (1)

Modern hukuk sistemlerinde çocukların korunması iki ana ilkeye dayanmaktadır :

Birinci ilke : Çocuğun bir kişiliği vardır ilkesidir. Bu ilke gereği çocukta insan olarak sevgiye ve şefkate layık olmalıdır. O halde, çocukta bir kişi olarak korunmalıdır.
İkinci ilke : Birlik ilkesidir. Çocukta toplumun, milletin, devletin bir parçasını oluşturur, işte bu iki ilkenin ileri sürülmesi, modern hukuk sistemlerinde çocuğun korunmasını “kamu yararına koruma” biçiminde geliştirmiştir. Bu nedenle, artık çocuk kamu yararına korunacaktır ve bu ise çıkarılacak kanunlarla temin edilecektir.

Rakamlar ürkütücü boyutlarda. 

BU ÜLKEDE SON 16 YILDA 18 YAŞ ALTI 440 BİN ÇOCUK DOĞUM YAPTI, CİNSEL SUÇLARIN %46’sı ÇOCUKLARA KARŞI İŞLENİYOR ve ÇOCUK İSTİSMARINDA   TÜRKİYE   DÜNYA LİSTESİNDE 3. SIRADA

Nasıl bir ülke olduk? Toplum ne zaman bu kadar bozuldu?

Bakınız Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde çocuğun tanımı ne diyor; “Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız – Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse –  Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse – Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi “(2)

Gönül ister ki Türk Dil Kurumu ÇOCUĞUN tanımını “Bir gülüşüne ömrünüzü vermek istersiniz. Tek bir gülüşüne… Adı çocuktur. Onunla dünya değişir, hayat daha bir anlam kazanır. Delice mutlu olmanız için bir gülüşü yeterlidir. Mutluluktur. Aşktır. Candır. Ömür baharıdır çocuk. Sizin ‘sevgi dersi’ öğretmeninizdir. Sizin ‘daha iyi bir insan olma dersi’ öğretmeninizdir. Doğduğu andan itibaren siz onu eğittiğinizi, büyüttüğünüzü zannederken; aslında o sizi eğitiyor, büyütüyor, yoğuruyor, pişiriyordur. Dünya görüşünüz, hayata bakışınız değişir onunla. Sevginin en saf halini yaşarsınız… Gök gürlediğinde o değildir size sığınan; siz sığınırsınız onun gülüşlerine korkularınızdan…” (3)  olarak değiştirse.

Bu konuda “ağır kelimeler” kullanarak yazılacak çok şey var aslında.

Faydası olur mu?

Mevcut zihniyet hakimiyetini sürdürdüğü sürece hiç bir faydası olmaz. Kamu yararına korunması gereken çocuklar, kanun yapıcılar tarafından istismarcıların önüne adeta altın tepsi içerisinde sunulduğu sürece, “Bir kereden bir şey olmaz” diyen bakanın, “19 milyona yaklaşan ortaöğrenim öğrencisine sahibiz. Bu kadar öğrencinin olduğu bir yerde, zaman zaman beklemediğimiz müessif hadiseler olabilir” deme yüzsüzlüğünü gösteren milletvekilinin olduğu ortamda çocuklara yönelik cinsel istismarın tavan yapması normaldir.  

Ahlakın giderek bozulması, din kisvesi altında her türlü ahlaksızlığın kabul görmesi, son zamanlarda Arap kültürünün ve yaşam tarzının toplumuza monte edilmeye çalışılması bizi bu günlere getirdi maallesef.

Elbet gün gelecek devran dönecek.

BM Çocuk Hakları Sözleşmesi çocukların ilgi ve korunma ihtiyaçlarından hareketle oluşturulan “korumacı yaklaşımın” karşısında, genç insanların yetişkinlerle aynı haklara sahip olması gerektiğini söyleyen “özgürleştirmeci yaklaşım”ını ele alır. Çocuk haklarının temel başlıklarını belirlemek için farklı sınıflandırmalar önerilmektedir:

Toplam 54 maddesi bulunan Çocuk Hakları Sözleşmesi, Refah Hakları, Korumacı Haklar, Yetişkin Hakları, Ana Babaya Karşı Haklar şeklinde sınıflandırıldığı gibi Yaşama Hakkı, Korunma Hakkı, Gelişme Hakkı, Katılım Hakkı olarak kısaca sınıflandırılabilir.

TBMM’nin 1994’te onayladığı B.M. Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin birinci maddesi 0-18 yaş arası insanın çocuk olarak kabul edildiğini söyler. Bu dönem arasındaki çocuk, vazgeçilmez ve öncelikli haklara sahiptir.

Doğumundan başlayarak bakıma, beslenmeye, korunmaya, eğitilmeye ve iyi bir geleceğe sağlıklı, güvenli bir yaşama sahip olma hakkı vardır. Çocukların hepsi, renk, ırk, dil, din ve cinsiyet ayrımı olmaksızın bu haklara sahiptir. Bu sözleşmeye imza atmış devletlerin, bütün bunları gerçekleştirmek için çaba sarf etme sorumlulukları vardır. (4)

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme

Önsöz

Bu Sözleşmeye Taraf Devletler,

Birleşmiş Milletler Andlaşmasında ilân edilen ilkeler uyarınca insanlık ailesinin tüm üyelerinin, doğuştan varlıklarına özgü bulunan haysiyetle birlikte eşit ve devredilemez haklara sahip olmalarının tanınmasının, dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu düşünerek,

Birleşmiş Milletler halklarının, insanın temel haklarına ve bireyin, insan olarak taşıdığı haysiyet ve değere olan kesin inançlarını Birleşmiş Milletler Andlaşmasında bir kez daha doğrulamış olduklarını ve daha geniş bir özgürlük ortamında toplumsal ilerleme ve daha iyi bir yaşam düzeyi sağlama yolundaki kararlılıklarını hatırda tutarak,

Birleşmiş Milletlerin, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde ve Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmelerinde herkesin, bu metinlerde yeralan hak ve özgürlüklerden ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka görüş, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuştan veya başka durumdan kaynaklanan ayırımlar dahil, hiçbir ayırım gözetilmeksizin yararlanma hakkına sahip olduklarını benimsediklerini ve ilân ettiklerini kabul ederek,

Uluslararası İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde, Birleşmiş Milletlerin, çocukların özel ilgi ve yardıma hakkı olduğunu ilân ettiğini anımsayarak,

Toplumun temel birimi olan ve tüm üyelerinin ve özellikle çocukların gelişmeleri ve esenlikleri için doğal ortamı oluşturan ailenin toplum içinde kendisinden beklenen sorumlulukları tam olarak yerine getirebilmesi için gerekli koruma ve yardımı görmesinin zorunluluğuna inanmış olarak,

Çocuğun kişiliğinin tam ve uyumlu olarak gelişebilmesi için mutluluk, sevgi ve anlayış havasının içindeki bir aile ortamında yetişmesinin gerekliliğini kabul ederek,

Çocuğun toplumda bireysel bir yaşantı sürdürebilmesi için her yönüyle hazırlanmasının ve Birleşmiş Milletler Andlaşmasında ilân edilen ülküler ve özellikle barış, değerbilirlik, hoşgörü, özgürlük, eşitlik ve dayanışma ruhuyla yetiştirilmesinin gerekliliğini gözönünde bulundurarak,

Çocuğa özel bir ilgi gösterme gerekliliğinin,1924 tarihli, Cenevre Çocuk Hakları Bildirisi’nde ve 20 Kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Kurulunca kabul edilen Çocuk Hakları Bildirisi’nde belirtildiğini ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde, Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nde (özellikle 23 ve 24’üncü maddelerinde) ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’de (özellikle 10’uncu maddesinde) ve çocukların esenliği ile ilgili uzman kuruluşların ve uluslararası örgütlerin kurucu ve ilgili belgelerinde tanındığını hatırda tutarak,

Çocuk Hakları Bildirisi’nde de belirtildiği gibi çocuğun gerek bedensel gerek zihinsel bakımdan tam erginliğe ulaşmamış olması nedeniyle doğum sonrasında olduğu kadar, doğum öncesinde de uygun yasal korumayı da içeren özel güvence ve koruma gereksiniminin bulunduğunu hatırda tutarak,

Ulusal ve uluslararası düzeyde çocukları aile yanına yerleştirme ve evlât edinmeye de özel atıfta bulunan Çocuğun Korunması ve Esenliğine İlişkin Toplumsal ve Hukuksal İlkeler Bildirisi; Çocuk Mahkemelerinin Yönetimi Hakkında Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları (Pekin Kuralları) ve Acil Durumlarda ve Silâhlı Çatışma Halinde Kadınların ve Çocukların Korunmasına İlişkin Bildirinin hükümlerini anımsayarak,

Dünyadaki ülkelerin tümünde çok güç koşullar altında yaşayan ve bu nedenle özel bir ilgiye gereksinimi olan çocukların bulunduğu bilinci içinde,

Çocuğun korunması ve uyumlu gelişmesi bakımından her halkın kendine özgü geleneklerinin ve kültürel değerlerinin taşıdığı önemi gözönünde tutarak,

Her ülkedeki, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki çocukların yaşama koşullarının iyileştirilmesi için uluslararası işbirliğinin taşıdığı önemin bilincinde olarak,

Bundan sonraki sayfalarda bulunan kurallar üzerinde anlaşmaya varmışlardır…(5)   DEVAMI

Kaynaklar
(1) İstatistik bilgileri : İHD İstanbul Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu’nun raporu
(2) Türk Dil Kurumu – Türkçe Sözlük
(3) Gülüşüne sığındım korkularımdan: Çocuk nedir? Özlem D. Aile Notları
(4) Yrd .Doç .Dr.Kürşat Korkmaz/Ordu Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu üyesi – Karadeniz Bayrak Gazetesi 20.11.2008
(5) Çocuk Haklarına Dair Sözleşme – UNICEF

Profesyonel baba, amatör yazar, sorgulayan, araştıran, teknoloji düşkünü, düne takılmayıp yarını yaşamayı seven doğuştan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı. Eşimle beraber kaleme aldığımız yazılarımızı bir arada tutabileceğimiz, bir nevi arşiv olarak kullanabileceğimiz ve paylaşabileceğimiz bir site kurma kararı aldığımızda Garip1Blog ortaya çıktı. 2018 de iki kişiyle başlayan yolculuğunuza zaman içerisinde aramıza katılan dostlarımızla yolumuza devam ediyoruz Gelir kaygısı olmadan kendi yağıyla kavrulan sitemizde, sinir bozucu reklamlarla boğuşmadan, kahvenizi veya çayınızı alıp, bir birinden güçlü ve değerli kalemlerin yazılarını  okurken keyifle vakit geçirebilirsiniz.

Abone Olun
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Yorumlarınızı merak ediyoruz.x
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.