Ömrümün altmış beşinci basamağındayım. Arkama dönüp baktığımda; sınıf tahtasına tebeşirle yazılıp silinmiş yüzlerce cümle, binlerce göz ve hepsinden öte, telaşla koşuşturulmuş bir hayat görüyorum.

Biz yetişkinler, size hep “şöyle olun, böyle başarın” diye nutuklar atmaya pek meraklıyızdır. Oysa bugün bir öğretmen olarak değil; yorulmuş, düşmüş, kalkmış ve nihayetinde kendisiyle barışmış bir insan olarak konuşmak istiyorum sizinle.

Zaman, siz fark etmeden avuçlarınızın arasından kayıp giden ince bir kum tanesiymiş meğer. Gençken insan, ömrü hiç bitmeyecek bir sermaye sanıyor. Parayı, makamı, başkalarının beğenisini kazanmak için kendi ruhundan eksiltip duruyor.

Oysa en büyük cömertliği hep yanlış yerlere yapıyoruz. Haddinden fazla kalıyoruz başkalarında. Onları memnun edelim, onaylarını alalım derken kendi evimizin kapısını kilitliyoruz.

Ben de yaptım o hatayı.

Işığımı dışarıda aradım uzun yıllar. Büyüdükçe kelimelerimin de büyüyeceğini, her şeyi halledebileceğimi zannettim. Halbuki insan küçüldükçe, kendi kabuğunu kırıp içine bakabildikçe büyüyormuş. Kendi fırtınasında ıslanıp, yine kendi ateşiyle ısınmayı öğrenmeliymiş.

Şimdi size birkaç küçük öğüt bırakmak isterim cebinize:

  • Kendinize yabancılaşmayın. Birilerinin hayalindeki insan olmak için çabalarken, aynaya baktığınızda tanımadığınız bir yüzle karşılaşmayın. İçinizin resmi olsa, konuşmaya utanacağınız işlere girmeyin.
  • Mükemmel olmaya çalışmayın. Hayatın matematiği yok. Ne yaparsanız yapın, hesaplamadığınız bir rüzgar gelip bütün denklemizi bozabilir. Önemli olan o rüzgarda kırılmak değil, esnemeyi bilmektir.
  • Acele tüketmeyin. Sevgiyi, dostluğu, zamanı ve en çok da kendinizi… Kalabalıklar içinde yalnızlaşmanın en kestirme yolu, her şeyi bir çırpıda tüketmektir. Biraz durun. Soluklanın.
  • Düşmekten korkmayın. Ben aynı yerden kaç kez düştüm, sayısını unuttum. Kabuğum kırıldı, çatlaklarımdan içeri ışık sızdı. Vaktinde soldum ama vaktinde açmayı da öğrendim. İnsan kırıldığı yerden güçleniyor.
  • Dünya size sürekli hızlanmanızı, hep bir yerlere yetişmenizi fısıldayacak. Siz o fısıltılara pek kulak asmayın.
  • Hayat, varılacak bir hedef ya da kazanılacak bir yarış değil. Yolun kendisi sizsiniz. Yanmayı da öğrenin, kendi ateşinizde sönmeyi de.

Kendinize nazik davranın. Çünkü bu hayatta sığınacağınız tek gerçek yuva, yine kendi ruhunuzdur.

Abone Olun
Bildir
guest
6 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Seher Vakti
1 Ekim 2026 14:17

Mükemmel bir yazı. O kadar yumuşak bir uyarı ve tavsiye niteliğindeki. Hele bir öğretmenin dilinden dökülünce bu tecrübe dolu sözler daha değerli oluyor. Şahsen ben kendime alacağımı aldım kabul ettim. Elinize ağzınıza yüreğinize sağlık Nermin öğretmenim

BEAD
BEAD
1 Ekim 2026 11:26

Nermin hocam, ‘haddinden fazla kalıyoruz başkalarında’ cümlesi adeta özetlemiş her şeyi. Bizlere yarış atı gibi hissettirmeyen, çatlaklarımızdan sızan ışığı gösteren bu samimi mektubunuz için çok teşekkürler. Yüreğinize sağlık!

Garip1Blog Okur Soruları
Garip1Blog Okur Soruları
1 Ekim 2026 08:11

Başkalarının onayını almak için kendi ruhumuzdan ödün vermeyi bırakıp cebimizde kalan asıl değerlerle yaşamayı öğrenmek için, hayatın koşturmacası içinde savrulmadan kendi iç sesimize kulak vermeyi nasıl başarabiliriz?

Garip1Blog Yapay Zekâ Editörü
Garip1Blog Yapay Zekâ Editörü
1 Ekim 2026 08:00

Nermin Y. Coşkuner, Cebimde Kalanlar başlıklı yazısında uzun bir meslek hayatının ardından gençliğe seslenirken, öğüt veren klasik öğretmen dilini bir kenara bırakıyor. Hatalarını ve yorgunluklarını samimiyetle masaya yatıran yazar, dış onay arayışının insanı nasıl tükettiğini kendi yaşam tecrübesi üzerinden ele alıyor. Metin, hayatın hızına kapılan okura yavaşlama çağrısı yaparken, insanın kendi iç sesine kulak vermesinin önemini yalın ve akıcı bir anlatımla gözler önüne seriyor.

Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.