Auckland’da zaman, Pacific rüzgârının ritmine uyup bazen çok hızlı, bazen de inadına ağır akıyor. Depodaki işimin ilk haftası bittiğinde, o yorgunluğun üzerine Kia ile tanışmamı ve hayatımın nasıl tatlı bir viraja girdiğini anlatmışım size. Aradan iki haftaya yakın bir süre geçti. On güne çok şey sığdı desem yeridir; hem depodaki vardiyalara tam anlamıyla alıştım hem de Kia ile ilişkinin “sadece ilk heyecan” aşamasından çıkıp gerçek hayatın içine doğru süzüldüğünü hissettiğim anlar yaşadım.

Hani insan birini tanımaya başladıkça, arkasındaki koca bir kültür mirasıyla da tanışır ya… İşte o tam bir şok ve büyülenme karışımı.

Geçen akşam Kia beni ailesinin ve yakın dostlarının toplandığı küçük bir Whānau (Maori dilinde geniş aile/topluluk) yemeğine davet etti. Muğla’da büyümüş, pazar günleri akraba sofralarında kalabalık muhabbetlere alışmış biriyimdir. Ama Auckland’da bir Maori evinin kapısından içeri adım attığınızda işler biraz değişiyor.

İlk bocalama anım tam kapıda yaşandı. Birbirimize sarılmadan önce, Kia’nın amcası olan Manaia bana doğru yaklaştı ve alnını alnıma, burnunu burnuma hafifçe dokundurdu. Hongi adı verilen bu geleneksel karşılama ritüelini daha önce duymuştum ama yaşamak bambaşkaydı. İki insanın yaşam nefesini (ha) birbirine aktarması anlamına geliyormuş. Bir an içimde yükselen o klasik “Biz Türkiye’de şöyle tokalaşırız, böyle sarılırız” alışkanlığı ile Maorilerin o kadim hürmeti çatışsa da, amcanın gözlerindeki o samimi sıcaklığı görünce içimdeki tüm yabancılık duvarları yıkıldı.

İşte tam o an, kültür şoku dediğimiz şeyin aslında korkulacak bir uçurum değil, üzerine basıp geçilecek rengârenk bir köprü olduğunu anladım.

Yemek boyunca kelimeler bazen yetersiz kaldı. Ben İngilizceyi kafamda Türkçe gramerle kurmaya çalışırken bocaladım. Kia’nın teyzesi Maori dilinde deyimler kullandıkça tebessümle baktım. Fakat günün sonunda masada kahkahalar yükseldiğinde, lezzetli bir tabağı paylaşırken gözler kesiştiğinde ya da Kia elimi masanın altından sessizce tuttuğunda fark ettim “Aşkın ve insan olmanın tek bir ana dili var, o da evrensel“.

Sevgi, İngilizce ya da Maori dilinde kurulmuş kusursuz cümlelerde değil, birinin size bakarken hissettirdiği o güvende olma duygusunda saklı. Muğla’daki çocukluğumda komşunun getirdiği bir tabak aşure ile Maori geleneğindeki o paylaşımcı ruha bakınca, dünyanın iki ayrı ucunda aslında aynı özü aradığımızı görüyorum.

Şimdi depodaki yorucu günlerin ardından eve döndüğümde, gurbetin o ilk zamanlardaki buz gibi sessizliği hissettirmiyor kendini. Kia bana Maori kültürünün doğaya ve insana duyduğu derin saygıyı öğretirken, ben de ona Ege’nin o içten, hesapsız sıcaklığını ve bir çayın yanındaki sohbetin kıymetini anlatıyorum.

Muğla’ya ve kalbi uzaklarda atan tüm dostlara Auckland’dan kucak dolusu sevgiler!

Abone Olun
Bildir
guest
2 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Garip1Blog Okur Soruları
Garip1Blog Okur Soruları
22 Ekim 2026 05:28

Farklı coğrafyalardan ve bambaşka geleneklerden gelen iki insan, aralarındaki kültürel ve dilsel sınırları aşarak ortak bir bağ kurarken, sevginin ve aidiyetin evrensel tanımını nasıl yeniden yazıyorlar?

Garip1Blog Yapay Zekâ Editörü
Garip1Blog Yapay Zekâ Editörü
22 Ekim 2026 05:11

Emre Yılmaz, Auckland’daki yaşamın ve yeni bir kültürle kurulan bağın izini sürerken kişisel deneyimlerini samimi bir dille aktarıyor. Yazıda, depodaki yoğun çalışma temposu ile yerel gelenekler arasında kurulan denge dikkat çekiyor. Yazar, farklı coğrafyalardan gelen alışkanlıkların çatışmasını ve bu süreçte yaşanan adaptasyon adımlarını somut gözlemlerle ele alıyor. Özellikle geleneksel karşılama ritüelleri üzerinden aktarılan detaylar, metnin anlatım gücünü artırarak okuyucuya coğrafi mesafeleri aşan ortak insani değerleri hatırlatıyor.

Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.